Pon Pon Kuyruk'un Pastası!
Kayıtlara geçsin lütfen; yukarıdaki başlık, bizim minik adamın, 17 ay 1 haftalıkken gittiği ilk tiyatro oyununun adı.
Geçen hafta, sevgili eşimin arkadaşı ve minik adamın arkadaşı Naz'ın babası (bu, sadece Naz, Elif Naz değil), bizim çocuklar için bir tiyatro olduğundan bahsetmiş ve minik adamı götürmek isteyip istemeyeceğimizi sormuş minik adamın babasına. "Yapılamayanı yaptıklarını" iddia eden bu "cesur" tiyatrocular, 3 yaş altı çocuklar için gösteriler hazırlıyorlarmış. Bahsettiğim "cesur" tiyatrocuların ismi Tiyatro Pembe Kurbağa! Daha önce de söylediğim gibi, çekirdek Çelikler olarak, bayılırız aktiviteye... hemen "tamam" dedik, "en azından, ne yapacaklarmış bir görürüz!" Tabii, yalnız anne-baba olarak ben ve sevgili eşimin değil, ananenin, babanenin, dedelerin, hatta ve hatta benim arkadaşlarımın aklında aynı soru vardı: 17 aylık çocuk nasıl tiyatro oyunu izler, herşeyden önce, izlemek için yerinde durmayı başarabilir mi? Bu çılgın tiyatrocular gerçekten iddia ettikleri gibi yapılamayanı başarabilecekler mi?
Aklımızda bu sorularla, en azından neler olacağını görmek, deneyimlemek ve hiç olmazsa bir kaç arkadaşla vakit geçirmiş olmak için giyindik, kuşandık, pazar öğlen düştük yola. Minik adama da anlattık gitmeden, "bak, seni tiyatroya götürüyoruz şimdi; Naz da orda olacak" dedik. Arkadaşını göreceği kısmı az çok anladı ama "tiyatro" kelimesi pek bir şey ifade etmedi ona; koca gözlerini daha da koca koca açarak baktı yalnızca. Normalde arabada ilgi ister, en azından kitap okutur (Zıpla Tiger Zıpla, namı diğer Googo). Ama bu sefer, büyüdüğünün ilk işaretini verirmişçesine, biraz direksiyonuyla oynadı, biraz camdan arabaları izledi. Pek uslu seyahat etti yani...
Tiyatroya tam vaktinde geldik, oyunun başlamasından 5 dakika önce! Ne erken (uzun süre başlamasını beklerse sıkılmasın), ne geç (oyunu kaçırmayalım)... İçerisi, kelimenin "gerçek" anlamıyla, ana-baba günü :) Yaşları 1-3 arasında değişen 10-15 civarı çocuk, anneleri, babaları, bir kısmının anane/babanesi... Önce Naz ve Çınar ortama bir alışmak istediler, attılar kendilerini ortaya; hem diğer çocuklarla kaynaştılar, hem ortama ısındılar. Sonra, ışıklar söndü, çocukları ortadan toplayıp kucağımıza oturttuk, ve oyun başladı!
Çınar'dan dekor kontrolü
Hmm, bi' dinleyeyim bakayım, ne anlatıyor?
Ben de mi tiyatrocu olsam acaba? Sahne tozu yuttum sayılır çünkü...
Ama replikleri unutuyorum, bana sağlam bir süflör lazım!
Sevgili arkadaşlarımız sağolsunlar, sayelerinde çok ilginç bir deneyim yaşadık, çok güzel bir gün geçirdik! Ve oğlumuzun biraz daha büyüdüğünü de keşfetmiş olduk, sevindik, duygulandık... Artık Pembe Kurbağa'nın web sayfasını takip edeceğiz. Çünkü her ay bir masal varmış, 3 yaş ve altı için anlatacakları! Keyfine vardık bir kere, sanatsal etkinliklerimize devam edeceğiz!
NOT: Bir kaç video da çektik. Bir kısmı, bebekleri/çocukları olanlara da fikir versin diye biraz uzun. Bir kısmı, anı yakalamış olmak adına çekildiğinden, kısa. İlgilenirseniz, bir tık! (Videoların boyutları çok büyük olduğu için bir program kullanarak küçülttüm, ama böyle olunca picasa'da pek düzgün görüntülenmiyor. Videoyu açtıktan sonra yukarıda sağda çıkan "yüksek kaliteli videoyu görüntüle" seçeneğine tıklarsanız, nispeten daha düzgün izleniyor. Bir de, yine boyutlandırma programının azizliği, videolar üstüste iki kere oynatılıyor...)
2 yorum:
Çınar çok cool ya :)) Kadını dansa kaldırışını yakalamanız muhteşem:) Tam bir centlmen olacak bu:) Bayıldım bayıldım:))
Hehe, o videodaki dans ediş şekliyle "cool"luk nereye kadar diyorum :))
Evet yalnız, o videoyu çekerken, dansa kaldırma kısmında ben de "allah" dedim "süper oluyor bu video!!!" Zaten, başındaki dansına gülmemek için dudaklarımı ısırdım resmen :)) Bu vesileyle, yine video teknolojisini geliştiren dehayı bir kez daha kutlamak istiyorum!
Oğluma yazdığınız iltifartlara teşekkürler :)
Sevgiler!
Yorum Gönder