2011'in nasıl geçeceği, gelişinden belli olmuş olsun diye umuyorum... Yıla o kadar güzel girdik ki ailecek (yanımda kocam, kucağımda oğlum, annemler, teyzemler -yılbaşına kalmasa da daha erken saatlerde kardeşim); hepbirlikte, neşeyle!
Ve böyle kalabalık olunca da, bir sürü hediyeyle! Tabii ki Çınar pastanın kaymağını yiyen kişi oldu evde. Her çocuğun olması gerektiği gibi...
Oyuncaklar, kitaplar, kıyafetler... ama bu yılın en özel hediyeleri babamdan geldi! Hem Çınar'a, hem de bize.
Babacım, her birimize (bana, Ahmet'e, anneme ve kardeşime) "Çınar yapraklı takvim" yaptırmış! Her ay bir sürü Çınar fotoğrafı masamda bana bakıyor olacak artık... Üstelik, o aya göre seçilmiş Çınar fotoları; geçen senenin o vakitlerinde çekilmiş... Hepimiz bayıldık takvimlerimize. Ama gerçekten güzel, öyle değil mi?
Çınar'ın hediyesi çok daha özel... Çınar'ın kahramanı olduğu bir kitap: "Çınar ve Oynamaya Gelen Gün"! Babam böyle ilginç şeyleri bulmak, öğrenmek ve uygulamak konusunda ustadır. Bu kitaplardan bir senedir haberdarız, Çınar'ın da bir tane olsun çok istiyorduk. Babam yeni yıl hediyesi olarak yaptırmış. Çınar çok şaşırdı görünce, sonra da çok hoşuna gitti! Şimdi sürekli onu okuyalım istiyor. Ben de okumaya doyamıyorum aslında; kahramanı oğlum olan bir kitabı okumak ne eğlenceli bir şeymiş!
Bir de tabii, benim "Beçitaş"lı oğlum, ilk gerçek Beşiktaş formasını aldı dayısından! Her ne kadar, amblemdeki kartala önce "martı" dese de, sonradan düzeltti! Formasını da öyle benimsedi ki, sabah gazetede Beşiktaşlı yeni oyuncuların formalarını gördüğünden "aynıçıı" bile dedi! Aşağıda, kendisinin yeni Q7 imajını görebilirsiniz...
Babama ve dayımıza çok teşekkürler!!! Hediyelerimizden belli; bu yıl çok özel ve güzel geçecek!

