deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2011 Çarşamba

Koliler... Koliler... ve Yunus...

Dün Çınar'ı okuldan almaya giderken, her gün önünden geçtiğim Yurt İçi Kargo ofisi gözüme çarptı. Ofisin tabelasına kadar koli yığılıydı önü... Koliler, siyah, sıkıca bantlanmış, üzerlerinde etiket kağıtlarıyla poşetler, kutular...

Hiç koli görünce ağlamamıştım daha önce, ağladım.

İnsanlığını unutmuş kimselerin tüm söylemlerine karşı birlik olmuşuz yine. Herkes elinden geldiğince kolilemiş umutları, kardeşliği, iyi dilekleri gönderiyor Van'a... Her türlü çürük yumurtaya karşı, bu ülkenin insanlarını çok seviyorum!

-----

Ve Yunus...

Ben Çınar doğmadan önce duygusal ya da duygularını belli edebilen- bir insan değildim. Çınar doğduktan sonra, gördüğüm reklamlara bile ağlamaya, üzülmeye, içlenmeye başladım. Ve bu yüzden, deprem haberlerine baakmıyorum, izleyemiyorum, gazetelerden okuyamıyorum. Twitter'dan takip ediyorum yalnızca (sosyal medyanın gücü).

Kendimi bildiğim halde, dayanamadım, dün gece gazete okuyayım, dedim. Demez olaydım... ilk sayfada, omzunda cansız bir bedenin eli olan Yunus, ışıl ışıl gözleriyle, gözlerinde açık seçik görünen umutla bana bakıverdi. Gazetenin baskıya hazırlandığı saatlerde, henüz kurtarılmıştı sıkıştığı yerden. Daha onun bu dünyadan göçtüğü haberi gelmemişti. Ve ben, okurken biliyordum Yunus'un, o ışıl ışıl kara gözlerin artık bize, bu dünyaya bakamadığını.

Dağıldım...

Yüzünü sevdim gazetenin üstünden, yanaklarını... ne tatlı çocukmuş... ve kimbilir hangi soysuz müteahhitin çaldığı paraların kurbanı olmuş...

Gittiğin yerde mutlu ol Yunus... bari, gittiğin yerde mutlu ol...

24 Ekim 2011 Pazartesi

Van'a Yardım İçin...

Öncelikle oğluma not...

Dün Van'da büyük bir deprem oldu minik adamım, çoğumuz çok üzüldük... "Anne, çoğumuz ne demek? Herkes çok üzüldü diyecektin herhalde!" diyeceğini biliyorum bunu okuyunca; çünkü, seni öyle yetiştirmeye çalışıyorum. Ama, evet ne yazık ki, çoğumuz çok üzüldük. Bir takım kendini bilmez, insanlığını unutmuş kimseler, son günlerde tırmanan terör olaylarıyla ilişkilendirdiler depremi. Aklın, kalbin almadı, değil mi oğlum? Benim de almadı. Bu kadar mı insanlıklarını unuttular; yoksa, hiç insan olmadılar mı, bilemiyorum... Bu işi bu noktaya getirenlerin de en kısa sürede layıklarını  bulmalarını temenni ediyorum...

Ve şimdi, asıl meramıma geleyim:

Depremzedelere yardım için Ankara'da kurulan merkezler:

Kargo ile yardım göndermek isteyenler için adres: Van Merkez Belediye Garajı Kriz Masası.
(Yurt İçi Kargo, Aras Kargo ve PTT Kargo yardımları ücretsiz gönderiyor.)
- Ankara İL Afet ve Acil Yardım Müd. 0 312 252 59 79 – 0 312 252 59 80

- Afet ve Acil Durum Yonetim Baskanligi Tel: 0-312-287-36-48

- Ankara barosu acil ihtiyac malzemesi topluyor baronun Ankara adliyesi 5. Katta bulunan kalemine yardım malzemeleri birakilabilir (Tel: 416 72 00)

UNIVERSITELER

- Ankara Siyasal BF irtibat: 05385492601

- DTCF irtibat no:05464477373

- Gazi Üniversitesi irtibat no :05343247562 ya da BİLGEHAN YARIMBATMAN 0507 712 57 77

- ODTÜ irtibat için: 05532238667

- AÜ Ziraat Fakültesi: 05464668213
 
Diğer iller için ayrıntılı bilgi şu adreste: http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com/
 
Lütfen elimizi uzatalım... Sevgiler...

27 Nisan 2010 Salı

Acil Durum Plani

Merhaba anneler (ve herkes tabii ki :),

Konuk yazar olarak ilkyardim yazisinin devami niteliginde "Acil Durum Plani" ustune bilgilerimi paylasacagim. (Maalesef Turkce karakter kullanamiyorum)

(Bir de kendim hakkinda kisa bilgi: Anneyim, kizim 20 aylik ve calisiyorum, sanirim bu kadari herseyi ozetliyor hakkimda)

Ilkyardim konusu anne oldugumdan bu yana daha cok dikkat ettigim, kafa yordugum, endiselendigim bir konuydu. Kizim buyudukce ve biz ise gidip, o evde kaldikca, genel emniyeti hakkinda endise etmenin yanisira, biz evden uzaktayken birsey olursa napariz konusu kafamizi kurcalamaya basladi.

Ancak kafamizdaki bu kurcalanma konusunda gecen haftalara kadar ciddi bir adim atmadik...ta ki normalin ustunde bir siddet ve uzunluktaki deprem sehrimizi sallayana dek.

Aslinda 3-4 yilda bir de buyuk yanginlarimiz oluyor ama depremin hepimizin kalbinde ozel bir yeri (!) oldugundan heralde, azicik sallanma akillarimizi basimiza getirdi.

Deprem mal kaybinin yaninda herhangi buyuk olcekte insan kaybi, ulasimin engellenmesi gibi seylere sebep olmadi. Ancak bir pazar gunu herkes guzel havanin keyfini cikarirken, sallandik da sallandik. 1 dakika icinde tum telefonlar, 3G internet hatlari coktu. Cep telefonlari kilitlendi. Kimse kimseye ulasamadi.Ben kizimla buyuk bir parktaydim. Ne esim benden, ne biz ondan bir sure haber alamadik.

Bunun ustune daha fazla usengeclik yapmayip ailemizin ve arkadaslarimin acil planini yapmayi ustlendim. Bizler ailelerimizden ve ulkemizden uzak yasadigimiz icin acil durum planimiz uygun sekilde bicimlendi. Turkiye'de ailesine yakin yasayanlar daha farkli bir plan olusturabilirler. Onemli olan bir planinizin olmasi.

Butun arkadaslarimdan su bilgileri topladim:

- Tum telefon numaralari (tabii ki telefon numaralarimizi biliyoruz ama diyelim ki cep telefonumuzun pili bitti ve sarj etmek mumkun degil. Eger tum numaralari ezberlediyseniz ne ala ama ben birkac numara disinda artik hicbirseyi ezberden bilmiyorum)

- Ev adresleri

- Is yeri adresleri ve acil bir durum aninda is yerinde irtibata gecilecek kisinin adi, kontak bilgileri

- Cocuklar okula ya da krese gidiyorsa: Okul adi, adresi, ogretmenlerin adi ve kontak bilgileri

- Cocuklarin bakicisi varsa: Bu kisinin kontak bilgileri

- Turkiye'de irtibata gecilecek kisinin yakinlik derecesi, kontak bilgileri

Sonra bu bilgileri excel dokumani olarak derleyip, herkese geri attim. Boylece hepimizde bilgiler var, hatta ciktisini alip yanimizda tasimak daha da faydali.

Sonra bu bilgileri eyalet disi kontagimiza yolladim. Plana dahil herkesin eyalet disi kontagi ayni kisi. Herhangi bir afet, felaket, acil durum karsisinda, bu kisi herkese ulasmaya calisip, irtibat koprusu gorevi gorecek.

Ayrica her aile kendi planlarini tamamlamak icin sunlari yapti:

- Bulusma noktasi (Her aile kendi semtinden aciklik bir alani-okul olabilir, alisveris merkezi park yeri olabilir- bulusma noktasi olarak belirledi. Bakicilara da cocuklari kapip ayni yere gitmeleri tembihlendi.)

- Telefonlara acil durum icin ICE (In Case of Emergency) - ACIL numalarin girilmesi. (Esim ve iki arkadasim telefonumda ICE olarak kayitli. Buradaki itfaiye, polis gerektiginde bu numaraya bakmak uzere egitim aliyorlar.)

Amacimiz gunluk yasami beklenmedik bir sekilde etkileyen herhangi bir durum olursa sasirip ne yapacagimizi bilmez sekilde vakit kaybetmek, cocuklarimiz icin endiselenmek yerine, plana gore hareket edip, bize olacaklarin etkisini en aza indirmek.

Acil durum icin yapilacak hazirliklar bu kadar degil tabii ki. Acil durum cantasi, onemli evrak korunumu vs. gibi daha bircok sey var. Belki baska bir yazida o konulara deginilir.

Daha fazla okumak isterseniz, buradan aileler, is yerleri ve cocuklar icin acil durum plani nasil yapilmali hakkinda daha detayli bilgiler alabilirsiniz.

Dilegimiz buyuk afetlerin ve beklenmedik her turlu seyin hepimizden uzak olmasi. Ama isi sansa birakmayin, ozellikle cocuklariniz varsa.

Sevgiler,
Seda