"İş yaptırmayı" pek seven, gayet de iyi bilen bir oğlum var. Genetik midir (öyleyse hangimizden geçmiştir ve birimizden geçtiyse biz neden henüz yönetici olamamışızdır?), yoksa biz mi kendisini bu hale getirdik, bilmiyorum. Çınar bu "yönetme" işini çok iyi ve son derece doğal olarak kıvırıyor, onu biliyorum. Okulda geçen iki diyalogla ne demek istediğimi anlatmaya çalışacağım...
(Alican ve Tuna bir şekilde bu arkadaşa karşı bir şeyler yapmışlar, bunun üzerine...)
Çınar: Mrs. Hilaaal, Tuna ve Alican'la toplantı yapmamız lazım, lütfen onları toplantıya çağırır mısın? Ben burada masada oturup onları bekleyeceğim. Lütfen toplantıda sen de ol, çünkü ne dediklerini duyman lazım. (Hilal, okulun sahibi değil, Çınar'ın sekreteri zaten...)
(Alican ve Tuna toplantıya gelirler...)
Mrs. Hilal: Çınar'cım, arkadaşlarına davetini kabul edip geldikleri için teşekkür et istersen.
Çınar: Tamam, teşekkür ederim. Ama şimdi onların bana "sorry" demesi gerekiyor. Onlar sorry dedikten sonra benim bunu biraz düşünüp kabul etmem gerekiyor. Şimdi lütfen "sorry" der misiniz? (konuşacak bir şey yok, hatanızı kabul edin, bitsin gitsin).
(Sabah okula gelince Çınar'ın bir azası geliyormuş. Sınıfta azıtmasın diye Hilal, boş olan diğer sınıfa bir arkadaşını davet edebileceğini ve orada biraz koşturduktan sonra sınıfa gelebileceklerini söylemiş. Velhasıl Alican Çınar'ın davetini kabul etmiş. Hilal gözcü olarak Ms. Elif'i başlarına koymuş, ama direkt müdahale etmemsini istemiş. Bir süre sonra ne olduysa Alican'ın canı biraz yanmış, Ms. Elif de artık ne dediyse bizimki bir hışım odadan çıkmış...)
Çınar: Mrs. Hilaaaal, sen bize izin vermiş olduğun halde Ms. Elif C. -ama uzun saçlı Elif değil, diğer Elif- bizi odadan çıkardı. Bence onu kovmalısın!
Mrs. Hilal: Çınar'cım bunun kovmayı gerektirecek kadar büyük bir hata olduğunu sanmıyorum, gel konuşalım.
Çınar: Hayır Mrs. Hilal, yeterince büyük bir hata, bence Ms. Elif C.'yi -ama uzun saçlı Elif değil diğer Elif'i- kovman gerekiyor! (iki Elif var, yanlışlık da olmasın, öyle de adil serseri!)
Okuldakileri geçtim, biri Başbakanlık Müfettişi, diğeri Yargıtay Üyesi olan dedesi ve anneannesine de "ben bu Batman kostümünün doğumgünümde alınmasını istiyorum, lütfen annemi ikna edin" demiş.
Diyoruz ki biz, bunu okutmayalım, bir şirkete "CV'sini" gönderelim, direkt genel müdür olarak başlasın. Doğuştan yönetici işte, başlangıç için fazla maaş da istemez. Yıllar içinde zamlarla falan zaten olması gereken yere gelir... evet evet, Linked In'e bir profil açayım ben en iyisi... hmmm...
Bu foto 1 Eylül Dünya Barış Günü'nden (dün), Tunalı, Ankara! Savaşa hayır, #barışiçinelele !!!!




