2 Mayıs 2013 Perşembe

Macera Dolu Amerikaaa!

Şu şarkıyı hayatımıza soktuğu için Rafet El Roman'a kızsam mı, teşekkür mü etsem bilemiyorum. Konu Amerika olunca, beynimde çalmaya başlıyor... hem de her seferinde!

Biliyorum, çok ihmal ettim bu blogu. Fakat, Çınar'ı yazmaya yetişemiyorum artık. Bir de, bu ara yoğun biçimde gündeminde olan öyle bir konu var ki, bu blogun içeriğini +18 olarak değiştirmem gerekebilir! Sonra, bu arada at binmeye başladı. Bekledim ki elimde güzel fotoğraflar olsun, öyle yazayım diye... Çocuk ata binmeyi çözdü, bir sürü de fotoğraf var; ama ona da sıra gelmedi! İki-üç hafta önce Binbir Çiçek'le yaptığımız günübirlik Eskişehir gezisini de yazmaya çok niyetlendim; ama yazamadım bir türlü... sanırım yazmak istemedim. Gezi çok çok güzeldi; ama ben-Ahmet-Çınar için gerilimli geçti... Böyle 4,5 yaşında sizin çocuklarınızın da durdan anlamadığı, sürekli sizin sınırlarınızı ve sinirlerinizi denediği, sizin de tahammülünüzün çok çok az olduğu bir dönem oldu mu? Bir tek bizim başımıza gelmemiştir diye umuyorum. Bilemiyorum...

yazamadım; ama bir fotoğraf ekleyiverdim...

Yazının başlıkta da geçen ana konusuna gelirsek, geçen seneki ilk çocuklu yurtdışı maceramız beklentimizin üstünde iyi geçince, gözümüzü kararttık, ortaya bir "iki numara" çıkmadan yıllardır planlayıp planlayıp gidemediğimiz Amerika'ya gitmeye niyetlendik. Niyetlenmekle kalmadık da bu sefer, yarın gidiyoruz! Hem de Çınar'ın "kuzeninin", benim 20 küsür senelik dostumun, Ahmet'in üniversitedeki kankasının evine, San Diego'ya... Çınar Ocak'tan beri "ne zaman Sılalar'ın evine gideceğiz" diye sayıklıyor. Son bir ayı takvime çarpı atarak geçirdik. Bugün de okulda herkesi baymış:

- Bugün Amerika'ya gidiyoruz!
- Bugün önce İstanbul'a gideceğiz. Orda uyuyup uyanınca önce Londra, sonra da San Diegooo! 
- Amerika'ya gitmeden önce 10 kaşık ıspanağımı yemeliyim, di mi Mrs. Hilaaaal?

şeklinde "Amerika"yı her türlü cümlenin içinde kullanmış. Orada da "balinaları" görmeyi umuyor, bakalım artık, kısmet!

Umuyorum ki, döndükten sonra güzel bir yazı dizisi yayınlayacağım burada! Ondan sonra da at binme ve Eskişehir gezisiyle ilgili detayları da yazarım. Ama gündemimiz uzun süre Macera Dolu Amerika olur sanırım...  yalnızca Çınar değil, hepimiz çok heyecanlıyız! Hem yepyeni bir ülke göreceğimiz için, hem özlediklerimizle hasret gidereceğimiz için, hem de oğlumuzla okyanusaşırı ilk seyahatimiz için!

Bize şans dileyin, dönüşte görüşmek üzere!!!!

bu da Eskişehir'den...

24 Nisan 2013 Çarşamba

Duyuru: Evde Montessori Semineri -Binbir Çiçek-

Yine okulumuzdan bir seminer duyurusu... Çok keyifli oluyor bu seminerler, daha önce katılmadıysanız, şiddetle öneririm! Sevgiler...

Çocuğumla –Hemen Şimdi – Montessori Etkinlikleri

“Kendi kendime yapmayı öğrenmeme yardım et” 

Bütün çocukların kalbinde yatan istek aslında budur. Günümüz dünyasının aşırı meşgul 
yetişkinleri olan bizlerse çoğu zaman onun yerine kendimiz yapmayı tercih ederiz. Ona 
deneyim yaşatmak için ya vaktimiz yoktur ya da sabrımız. Biz bir an önce sonuca ulaşmak 
isterken çocukların süreçten keyif aldıklarını unuturuz. Oysaki her işi yetişkinler tarafından 
yapılan çocuklarda bağımsızlık ve öz disiplin gelişimi engellenir! 


Montessori Eğitimi; çocuğun süreci yaşamasına izin verir ve ben kendim yapabilirim 
duygusunu hissettirir. Tüm dünyada 100 yılı aşkın bir süredir uygulanan ve her gün saygınlığı 
artan Montessori yöntemini daha yakından tanımak, kendi çocuğunuzla evde yapabileceğiniz 
uygulama örneklerini görmek için “Evde Montessori Sistemi” adlı atölye çalışmamıza davetlisiniz. 

Hilal Mutlusoy Öktem
Psikolojik Danışman, Montessori Eğitmeni

Tarih: 4 Mayıs 2013 / Cumartesi 
Saat: 14.00 – 17.00

(Katılımcıların okul telefonundan rezervasyon yaptırması gerekmektedir.)
Ücret: 25 TL (Öğrenciler için ücretsiz)

Adres:
Binbir Çiçek Çocuklar Evi
Reşit Galip Caddesi Fıskiye Sokak No:16 G.O.P. Çankaya Ankara

İletişim&Rezervasyon:
0 312 448 18 18 / info@binbircicekyuva.com