9 Ocak 2014 Perşembe

Çınar'ın Oyuncakları: Angry Birds (Aile Oyunu)

Bizim ÇınÇın Abi için Angry Birds hala arkadaşlarının sevdiği bir kuş topluluğundan öte değil; zira, ne bilgisayar oyunu oynar, ne elinde ipad/iphone gezinir (satranç oynayacağı zamanlar hariç). Bunun böyle olmasını için de özellikle biz gayret ettik; çünkü gerçekten bu yaşta dokunup hissedebileceği 3 boyutlu oyuncaklarla oynaması tercihimiz.

İki ay önce çok sevdiği bir arkadaşının doğumgününde bu Angry Birds kutu oyunu gelen hediyeler arasındaydı ve bütün çocuklar çok büyük bir keyifle epeyce oynadılar. Oradan aklımda kalmış. Yılbaşı hediyesi ararken Toyzz Shop'ta bu oyuna rastlayınca hiç tereddüt etmeden aldım. 


Angry Birds Kutu Oyunu, 5 yaş ve üstüne hitap eden ve 2 ila 4 kişiyle oynana bir kutu oyunu. Ama bence çocuğun tek başına oynayıp eğlenebileceği gibi de tasarlanmış. Biz hiç kurallarına göre oynamadık. Ama merak ederseniz, kutunun arkasında şunlar yazıyor:


Aslında amaç kart seçip o karttaki kuleyi inşa edip kartta gösterilen kuşlarlar domuzları vurmak. Domuzların hepsi vurulduğunda karttaki puanı alıyorsunuz. Düşen blokların üzerlerindeki puanları da ekleyip hanenize yazıyorsunuz. 

Biz de benzer şekilde oynuyoruz, ama puan gözetmiyoruz. Çınar hep en zor kuleleri inşa etmeyi seçiyor. Kuleyi inşa ettikten sonra mancınıkla kuş fırlatma kısmı ise epey eğlenceli!

Neyini sevdim?
  • Karta bakarak aynı kuleyi inşa etmek Çınar'ın el-göz koordinasyonuna yararlı, bu hoşuma gitti.
  • Hem eğitici, hem de eğlenceli bir oyun.
  • Mancınıkla kuş fırlatırken de matematik yapması, mesafeyi ve hızı ayarlaması gerekiyor.
Neyini sevmedim?
  • Açıkçası, herşeyini sevdim!

Bence Angry Birds kategorisinde alınıp oynanabilecek en güzel oyunlardan biri. Fiyatı 49,99 TL. Zaten bu ara her çeşit kutu oyununa sarmış bulunuyoruz. Her ne kadar benim yerde bağdaş kurup oturmam azıcık eziyetliyse de, birlikte bir şeyler oynayabilmek pek keyifli!


En kısa zamanda yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz Solitaire Chess ve Tik Tak Bomm'un yazıları da gelecek -çünkü her ikisi de harika oyunlar!!! 

İyi eğlenceler!!!!

26 Aralık 2013 Perşembe

Demek Abi Oluyorsun!!!

Bunca zamandır blogu boşlamış olmamın tek nedeni bu değil tabii; ama nedenlerinden biri olabilir. Bizim Minik Adam, ÇınÇın Abi oluyor! Yazarken bile boğazım düğümleniyor, gözlerim doluyor... Büyülü bir şey içindeyim, tarifi zor. 

Bizim ÇınÇın Abi, yaklaşık 1,5 senedir bir kardeşi olsun istiyordu. Hem gerçekten bebek sevdiğinden, hem de sanırım okuldaki neredeyse bütün "kanka"ları abi ya da abla olduğundan olabilir. Biraz onun gazıyla, ama çokça da ben (ve telkin yoluyla Ahmet :D) bir çocuğu daha yine deli gibi istediğim(iz) için minicik bir kalp daha içimde atmaya başladı; çok şükür!

Gebe olmayı, o minicik hareketleri hissetmeyi, her ultrason randevusundan önce heyecanlanmayı çok ama çok özlemişim. Tabii bu gebelik ilki kadar "olağanüstü" geçmiyor. İnsan süreci yaşayınca daha kontrollü, daha doğal karşılıyormuş. Ve tabii çok daha rahat oluyormuş.

Süreçle ilgili pek çok şeyi biliyorsam da, evde bir abi varken gebe olmak ilk kez yaşadığım bir şey haliyle. Ve bu ilk de ömre bedel! (Maşallah diyelim) ÇınÇın Abi daha şimdiden çok mutlu, çok şefkatli ve çok ilgili! Sabahları "kardeşine" (bilinen cismiyle göbeğime) sarılıp "günaydın" diyor, akşamları karnımı açıp öpüp kokluyor, ileride kardeşiyle yapacaklarından bahsediyor... Şu an her şey iyi gidiyor kısacası! Ve daha doğmadan oluşan bu bağ benim gözlerimi dolduruyor! 

ÇınÇın daha ben gebelik haberimi ilk aldığımda (ve tabii ki kendisine henüz söylememişken), ertesi sabah "anne, doğumgünümde kardeşim senin karnına gelmiş olacak ve kış gelince de kıpır kıpır kıpırdanacak değil mi?" diyerek doktorumuz dahil hepimizi dumur etti önce! Çünkü gerçekten de durum aynen böyle olacaktı -oldu da çok şükür! 12 haftanın dolmasına yakın, ona henüz güzel haberi vermemişken, bir sabah serviste gördüğü herkese "Annemin göbek deliğinden karnına kardeşimi koydular. Havalar sıcak olunca doktor onu oradan çıkaracak, eve getireceğiz ve ben muhteşem bir abi olacağım" diye olayı yorumlayarak herkesi ikinci kez hayretler içinde bıraktı. 

Ama en eğlencelisi, 12 hafta dolduğunda, ultrason fotoğrafını ona gösterip ağabey olacağını müjdelediğimizde verdiği tepkiydi. Sevinçten deliye döndü. Evin içinde "yaşasııın, abi oluyorum, kardeşim karnına geldiii" diye bağıra çağıra dolanırken araya "kardeşim doğduğunda benim beğenebileceğim kadar güzel olacak" diye sıkıştırıverdi :))) Gösterilen ultrason fotoğrafını biz bile bir şeye benzetememişken çocuktan algılamasını beklemek zaten saçmaydı; ama, beyefendi oğlum yine verilebilecek en zarif tepkiyi vermiş oldu!!! Sonra kendi ultrason fotoğraflarını gösterdik, doğum fotoğraflarını gösterip anlattık... ikna oldu gibi. Ama içinden "o kadar istedik, bekledik, gele gele bu uzaylı gelecek demek ki, kısmet, atsan atamazsın da şimdi..." demiş olabilir :)

Pek çok kişi "doğduktan sonra kıskanır" gibi yorumlarda bulunsa ve bu yorumları hiç kulak ardı etmesem de, Hilal'imin dediği gibi, ÇınÇın Abi'nin "negatif kıskançlığıyla" değil (bu terimi ben uydurdum) "severkenki coşkusuyla" baş etmekte zorlanacağımızı tahmin ediyorum yalnızca. Ve tabii, şu anki mutluluğunun ve coşkusunun "lanet olsun"a dönüşmemesi için anne-baba-büyükanne-büyükbaba-hala-dayı tayfası olarak nasıl davranmamız gerektiği konusunda da araştırmalarım sürüyor! Bu noktada destek alacağım arkadaşlarım, dostlarım, akıl hocam (Hilal'im) var çok şükür! 

Daha yazacak çok şey var, ama onu da bir sonraki yazıya bırakayım. Bundan sonra bu blog bir değil, iki minik adamın blogu olacak umarım. Ve umarım, Çınar'ın maceralarını yazdığım istikrarla, "Limon"un maceralarını da buraya not düşebilirim!


31 Ekim 2013 Perşembe

Tiyatro Tempo'dan Tiyatro Kursu!

Çınar'ın okulunda her ay bir oyun sergileyen ve çok severek izlenen Tiyatro Tempo, 6 yaşından büyük herkes için tiyatro kursu açıyor! Bu Cumartesi (2 Kasım 2013) saat 10:00'da tanıtım dersleri var. Çocuğunuz veya siz tiyatroya ilgi duyuyorsanız, bence bir gelip görün! Biz orada olacağız :)


Görüşmek üzere!!!!!