Minik adama, haziranda başlaması için, yuva aradığımız şu dönemde beni hayrete düşüren şeyleri not etmeye karar verdim. Altı üstü kreş arıyorum (bu arada, kreş ve yuva arasında ne fark vardır, hala bilmiyorum. TDK'ya göre, ikisi de aynı şey. Ama bir de yeni bir terim var: Önokul. Buyrun bakalım!). Aradığım özellikler ya da beklentilerim de şunlar:
1- Minik adamın mutlu olacağı bir yer olsun,
2- Sevimli, düzenli, temiz bir ortamı olsun,
3- Minik adama düzgün davranılsın, güzel ilgilenilsin, ihtiyaçları anlaşılsın ve karşılansın (yani sınıfları çok kalabalık olmasın; düzgün, sevecen öğretmenleri olsun),
4- Minik adam gün içinde yaşıtlarıyla birlikte olsun, oynasın, koşsun, yorulsun, paylaşsın, sosyalleşsin,
5- Yemek yeme, uykuya kendi yatma, hatta belki bezi bırakma gibi konularda öbür çocuklara baka baka bir şeyler öğrensin,
6- İyi bir psikoloğu/pedagogu/aile danışmanı olsun (bu, kendim için!).
"Ne çok şey bekliyormuşsun" da diyebilirsiniz, "e tamam, bunların hepsi zaten olması gereken şeyler" de... ama günümüz kreşleri size öyle seçenekler sunuyorlar ki, kafanız karışıyor, afallıyorsunuz! "Ne kadar bilinçsiz bir anneyim, kreşler neler neler sunuyorlar da ben yalnızca çocuğum eğlensin falan fıstık peşindeyim" diyebiliyorsunuz! İşte beni afallatan bazı kreş/yuva notları:
1- Yalnızca Ankara'da mı moda bu, yoksa tüm Türkiye mi bu çılgınlığa kaptırdı kendini gidiyor bilmiyorum ama artık Montessori eğitimi vermeyen kreşe kreş (pardon, önokul) demiyorlar! Montessori sistemini genel olarak beğenmeme rağmen (çok kabaca anlatmam gerekirse, çocuğun istediği zaman istediği şeyi öğrenmesini teşvik eden ve gerçek hayat deneyimi kazandırmayı amaçlayan bir eğitim yaklaşımı) okullarındaki didaktik eğitim yüzünden biraz sıtkım sıyrıldı gibi. Herşey matematik üzerine kurulu, sıralama oyuncakları, sıralama küpleri, harf şablonları, herşeye "materyal" denmesi (oyuncak değil materyal!)... hele bir okul yöneticisi "burdan çocuklarımız 6 yaşında okuma-yazma öğrenerek mezun oluyorlar" deyince tamam, dedim, Montessori benim için bitmiştir, bi'daha da gelmem :)) Şaka bir yana, oyun çağında oyun oynasa da ilkokulda okuma yazmayı öğrense ne olur ki? Bizim kuşakta kime sorsanız okumayı ilkokuldan önce sökmüştür, ama kimsenin kuş kondurduğunu görmedim! (NOT: Belki de gittiğimiz o Montessori önokulu fazla katıydı... 1-2 tane daha önerilen okul duydum, belki onlar daha yumuşatılmış bir eğitim veriyorlardır. O zaman ben de yumuşayabilirim :>)
2- MEB kreşlerde İngilizce eğitimi de zorunlu kıldı sanırım ki İngilizce eğitim vermeyen kreş de yok gibi. Hatta yok! 2.5-6 yaş arası ikinci bir dil öğrenmek için çok verimli bir yaşmış (pedagog söylemişti). Ama, hani önce Türkçe'yi düzgün öğrenseler? Kafaları karışmadan, bir adet düzgün Türkçe cümle kursalar. Mesela benim minik adam, "tetetes"i "domates"e çevirmeden önce "vantutiyifoyfayf" ya da "havayyu" demese de olur :) Annesi 6 yaşından sonra öğrendi İngilizceyi, çok şükür 6 ay Kanada'da yalnız yaşayacak kadar geliştirdi. Babası da öyle. Benim için, kendi dilini düzgün kullanan, "dahi" anlamındaki "de"yi kelimeden ayrı yazabilen bir çocuğum olması daha önemli. Bunu yapsın, her dili öğrenir, konuşur zaten! (Karikatürü tedarik ettiği için Cianan Teyze'mize kocaman bir teşekkür!)
3- Eskiden çocuklar arası rekabet ilkokulda başlardı, artık "7 çok geç"! Bu slogan böyle algılansın diye ortaya atılmamıştır muhakkak, ama buna döndüğü bir gerçek. Anne-babalar çocuklarından o kadar çok şey bekler oldular ki, yuvalar/kreşler/önokullar da buna ayak uydurmak için aktiviteye boğuyor çocukları -ya da yeni ne sunacaklarını şaşırıyorlar (alın işte, Montessori)! "Günümüz rekabetçi koşulları" bahanesine sığınıp, bal gibi de yarıştırıyoruz çocuklarımızı, aman falancanınkinden eksik kalmasın, diyoruz! Yalan mı? Sevgili eşim "Başak, kreşle başlayarak yüksek lisansına kadar planlayacak yakında Çınar'ın eğitim hayatını" dedi de kendime geldim! Allahtan olaylara soğukkanlı ve mantıklı yaklaşabilen bir kocam var :)
Umuyorum ki bu cuma, sevgili eşim ve ben bir yarım gün izin alabilirsek, gözümüze kestirdiğimiz ve bana iyi olduğu söylenen (sağolsun Nurturia anneleri!) 3-4 kreşi gezeceğiz. İzlenimlerimizi, kararımızı ayrıca yazarım tabii ki! Ama, buraya da yazıyorum, yalnızca şu saydığım ilk 6 maddeyi sağlayan kreş neresiyse orayı seçeceğim, söz! Çocuğumu yarış atı gibi koşturmayacağım, andolsun :)

