sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2012 Pazar

Çocuğunuzu Sanattan Soğutmak İçin: CERMODERN!

Bu sabah güzel güzel uyandık. Açıldığından beri gitmek istediğimiz ve geçen haftadan beri kitabını okuduğumuz "Vincent"ın sergisine, Van Gogh Alive'a gidecektik. Hazırlandık gittik. İçeri girerken bizi geçen seferki Dali sergisinde olduğu gibi uyaran biri olmadığı için de biraz rahatladık. 

Rahatlamasak iyiymiş. Sergi değişik, güzel hakikaten. Perdelerden akan Van Gogh resimleri hem duvarlardan hem sütunlardan hem de yerdeki perdelerden gösteriliyor. Projeksiyonla bu perdelere dört bir yandan yansıtılıyor. Müzik de güzel, gerçekten dinamik bir Van Gogh sergisi. Tabii ki sürekli devinim 4 yaşındaki çocukların ilgisini çekiyor ve kaçınılmaz olarak perdeye "ne olduğunu anlamak" için ilk elini uzatışında "yalnız çocuk dokunmasın!" uyarısıyla karşılaşıyorsunuz. 

CerModern'in görevlilerinde çocuk sensörü var; bütün çocuklar potansiyel tehlike! Çocuk sergiden ne anlar ki, o resimlere baksa ne olacak, değil mi? Bizim zamanımızda sergi mi vardı???

Neyse, tabii ki Çınar'a "dokunma" deyip anlatmaya çalıştıkça o resimlerin aktığı perde daha da cazip geldi. Gidip gidip bakmak istedi. Hayır, zarar vermeye çalışmıyordu, sadece ne olacağını merak ediyordu. Çünkü altı üstü projeksiyonun yansıtıldığı perdeye "dokunulunca" ne olabileceğini biz de anlayamamıştık. Üç beş kere daha uyarı yedik güzelce, fakat sabrımızı taşıran 10. dakikada görevlinin "çocuğunuza sahip çıkarsanız..." şeklindeki yaklaşımı oldu. Aldık Çınar'ı, çıktık dışarı! Ben içimdekileri oradaki yetkililere de döktüm, hatta sergi ücretini de geri aldık! Bir kere daha buradan yazacağım.

Şimdi sevgili CerModern, hiç umrunda değil, biliyorum. Zira Dali sergisinden sonra da e-posta yazmıştım, hiçbir yanıt alamadım. Ama bir kez daha yazıyorum:

Eğer bir sergiyi izlemeye gelen çocuklara rahat vermeyecekseniz, çocuk almayın sergilere. Bu bir. Sergiye çocuk alıyorsanız, uygun bir dille, insanı tedirgin etmeden uyarın. Mesela bize girerken "perdeler çok hassas, bir kaç kere yırtıldığı için değiştirmek zorunda kaldık, lütfen çocuklar dokunmasın" gibi "insanca" uyarıda bulunursanız, biz de önceden çocuğumuzla ona göre konuşuruz. Bu iki.

Üçüncüsü, çocuk psikolojisinden hiç haberiniz yok, biliyorum. Ama çocuklar merak eder. Bir şey yasaksa, o sınırı zorlar. Bu durumda, eğer bir sergi çocuklara açıksa, bu göz önünde bulundurulup önlem alınır. Çocuklara özel saatler düzenlenebilir, onun dışında çocuk kabul edilmeyeceği bildirilir. Daha pek çok şey benim "müzecilik eğitimi almamış" aklıma geliyor; ama sizin nedense aklınıza gelmiyor. 

Beni "Avrupa'daki müzelerde eserlere dokunan çocuk gördünüz mü?" argümanıyla alt edeceğini sanan görevlinize yanıt olarak, Louvre Müzesini bu yaz oğlumla son derece sorunsuz gezdiğimizi anlattım zaten. Okumaya zahmet ederseniz, Avrupa'nın "minik" şehirlerinden olan Poitiers'deki "çocuk dostu müzecilik" uygulamasını da BURADAN öğrenebilirsiniz!

Son olarak da söylemek isterim ki, sürekli uyarıldığı için sergiyi izleyemeyen oğlum, ufacık gazete küpüründeki Van Gogh resmini tanıyor. Sergideki resimlere "aaa Yıldızlı Geceleeer", "aaa Camille'in babasının resmiiii", "aaaa Ayçiçekleriiii" diye coşkuyla yaklaşabiliyorken, o uyarılarda bulunan kaç güvenlik görevlisinin Van Gogh tablolarının isimlerini bu şekilde bilebildiğini de merak ediyorum! 

Biraz daha sanat sevsin, o havayı solusun diye çocuğumuzu sergiye götürüp neye uğradığını şaşırarak dışarı çıkartmak zorunda kaldığımız için sizi kınıyorum. Tabii, ne gerek var ülkemizde küçücük çocuğu sanatsever yapmaya, değil mi? Büyüyünce, ne olduğunu bilmeden, elini çenesine koyarak "hmmmm, enteresaaan" der ve birden entel oluverir nasılsa!

Bundan sonra değil reprodüksiyon eser, böyle ilginç sergiler, ressamın kendisi gelse CerModern'e bu yaklaşımını değiştirmeden adımımızı atmayacağız. Çocuğu olan tüm arkadaşlarımı da uyaracağım. Açıldığında bize çok heyecan veren bu yerin de son derece "ezbere" yöntemlerle idare ediliyor olması çok çok acı! Umarım insanların tepkileri duyulur ve dikkate alınır... 

Başarabilirseniz, çocuklarınızla sanat dolu günler diliyorum!

26 Haziran 2012 Salı

Gittik Gördük: CERModern Dali Sergisi

Dali, kendimi bildim bileli sevdiğim, resimlerine hayranlık duyduğum ressamlardan biri olmuştur. Sürrealist akımı da zaten diğer akımlardan ayrı bir yere koyarım. Belki de, tek bir resimden aynı anlamı çıkaracak iki kişinin olmayışı bana cazip gelir... bilmiyorum. Ama ilk resmini gördüğümden beri Salvador Dali'ye hayran olduğumu biliyorum. 

Nitekim, CerModern'deki Dali sergisini duyduğum ilk gün gitmeye karar verdim; ve ancak son günü gidebildim. Olsun, kaçırmadım ya! Ve çok sevdiğim bu ressamı oğluma da tanıtmaya kararlıydım. Seda'yla kararlaştırdık, bu iki yavruyu alıp CerModern'in yolunu tuttuk.


Öncelikle söylemeliyim ki, CerModern'in çarpıcı görünüşü, güzel restorasyonu bizi arabadan iner inmez ihya etti! Gerçekten çok hoş olmuş görünüşü, içi, dışı... çok takdir ettim! Çocuklar da deli danalar gibi koşturacakları kocaman bir alan bulunca kendilerinden geçtiler.


Bir miktar dışarıda heveslerini aldıktan sonra sergiye girdik. Ama daha girer girmez görevlilerin "yalnız çocuklar sessiz olurlarsa iyi olur, insanlar rahatsız oluyor" uyarısıyla karşılaştık. İnsanlar rahatsız olmakta haklı olabilirler; ama, bu çocukların da küçücükken sanatla tanışmaya hakları var değil mi? Neyse, söz verip içeri girdik...

Tabii ki sessiz falan olamadılar! Sessiz olmak hangi çocuğun doğasında var ki?

Resimlerden korkup kaçarken :)

Sergide en çok dikkatlerini çeken şey: O siyah perdelerin arkasında ne var?

Seda Anne oyunu: Bakın bakalım bu resimde hangi renkler kullanılmış?

Aslında "dur, sus, ses çıkarma, bak görevli uyardı bizi" gibi vıdı vıdı yapmak zorunda kalmasaydık, kesinlikle sergide çok eğleneceklerdi. Çünkü, "bu resimde hangi renkler var?" oyununu çok güzel oynadılar. Resimleri kafalarında bir şeylere benzettiler... Tabii ki tabloların hiçbiri onların göz hizasına asılmadığı için dikkatleri çok çabuk dağıldı; ama kucakta da gayet iyi götürebilirlerdi sergiyi. Eğer sürekli sessiz olmaları gerekmeseydi...

Baktık ki ne çocuklara rahat veriyoruz, ne kendimiz gezebiliyoruz, Ahmet aldı onları dışarıda oynamaya götürdü. Biz de Seda'yla sakin sakin Dali izledik...

Çınar'ın "kaplan"a benzettiği eser





Biz Seda'yla çıkarken kapıdaki görevliler "kimse sizin gibi nöbetleşe girmeyi akıl edemedi; çok teşekkürler anlayışınız için" dediler. Bir şey demedik. Ama şunları demek çok içimden geçti:

4 yaşında diye bu çocuklar sanattan anlamayacak değiller. Ama sanatı anlamak için bize "gereken" sessizliğe onların ihtiyacı yok. Onlar paylaşarak öğreniyorlar. Bağırarak, birbirlerine coşkuyla gördüklerini anlatarak, koşarak öğreniyorlar. Böyle akıllarında kalıyor. Keşke, çocuklar için de haftanın belli günlerinde belli saatler ayırsaydınız da, biz de onları dışarı çıkartmak zorunda kalmadan rahatça ve özgürce gezdirseydik. Ha, eğer bu sergi onlara uygun değildi, diyorsanız; keşke belli yaş grubu çocukların sergiye alınmayacağını söyleseydiniz...

Diyemedik tabii. Demedik daha doğrusu. Muhatabı bulmak lazım çünkü. Neyse...

Dali sergisini rahatça gezemediler ama dışarıda rahat rahat oynadılar. Yine de, umarım bu yazı bir şekilde ilgililere ulaşır; bundan sonraki sergileri çocuklarımızla ve keyifle gezeriz.

8 Mayıs 2012 Salı

Dinozorlara Yolculuk

Korkar mı, korkmaz mı, dinozorları çok seviyor, aman şimdi korkmasın, hayal kırıklığına uğramasın diye diye Ocak ayından Nisan'a kadar geldik ve Çınar'ın baskılarına dayanamayıp Ankamall'a açılan Natural History Museum Dinozorlara Yolculuk Sergisi'ne gittik!


O hafta boyunca seyahatte olan babayla vakit geçirsinler diye baba-oğul girdiler müzeye. Neyse ki, endişelerimiz boşa çıktı. Hoş, biz çok heyecanlanır, yerinde duramaz diye beklemiştik; ama, pek öyle olmamış... beğenmiş beğenmesine, incelemiş de; ama çok da heyecanlanmamış. Hediyelik eşya dükkanı daha çok heyecanlandırmış kendisini :)

T-Rex, adamımız!

Kirpi Dinozor (ben bilmiyorum ismini, baba böyle dedi)

Hmmm, Çınar yazmalıymış bu yazıyı... sanki Velociraptor ama...

T-Rex, yeniden

Aslında, reklamlarının ihtişamından sonra 15 dakikada gezilebilen bir müzeyle karşılaşınca hayal kırıklığına uğramadık değil. Ama Aaamed'im maketlerin oldukça gerçekçi ve başarılı olduğunu söyledi. Gerçeğini görmenin mümkün olmadığı bir durum için aslında "ziyaret etmeye değer" diyebiliriz o zaman.

Sanıyorum Mayıs sonunda müze ziyarete kapanacak. O zamana kadar gitmek isteyenlerin aklında bulunsun!

"Gift Shop" ganimeti :)