13 Haziran 2011 Pazartesi

Hüzünlü Bir Yıl Sonu Gösterisi Öyküsü

Çınar'ımın "ayrı anne ikizi" Berko'muzun başından geçen hüzünlü bir öykü bu... Annesinin ağzından, yıl sonu gösterisinde yaşananlar... "Masum" bir organizasyonun bir anneye ve bir çocuğa yaşatabileceklerinin özeti.

Daha önce yazmıştım ya, perde bu yaşta hiç açılmasın diye; nedeni işte burada: Ağlayan Arı Rondu. Lütfen okuyun.

Sevgiler...

8 Haziran 2011 Çarşamba

3. Geleneksel Sapanca Buluşması

Evet, üçüncüsünü de yaptık. Bu sefer organizatör bendim (kendime not: bir daha olmamalıyım; beceremeyeceğim işlere bulaşmamalıyım) ve geçen seferden de kalabalık oldu: 120 ebeveyn 60 çocuk!!!

Gittiğimiz yer (Naturel Botanik Park), mekan olarak bence çok güzel olsa da, işletme olarak inanılmaz başarısızdı. O kadar insanı -2-4 yaş arası 50 civarı çocuk olacağı da belirtildiği halde- ufak bir alana sıkıştırmış olmaları, "13:00'de geleceğiz dediniz, toparlanmanız 14:00'ü bulur diye düşündük" mantığıyla çocukların öğle yemeklerinin saat 14:00'de gelmesi (büyüklerinkinden bahsetmeyeyim bile...) ve en can alıcısı "ama biz o kadar kişiden ayrı ayrı nasıl ücret toplarız?" diyerek herkesin ücretini "organizatör"e toplatmış ve bir adisyon bile tutmamış olmaları gerçekten takdire şayandı (!). Kendilerine işletme hayatlarında başarılar diliyor, bir daha görüşmemeyi umuyoruz!

Bu kısmı geçersek, asıl hedeflerimiz olan "arkadaşlarımız görelim, Çınar arkadaşlarıyla oynasın ve mutlu olsun, güzel bir gün geçirsin"i gerçekleştirmeyi başardık. Kendi adıma, arkadaşlarıma ancak "göz kırpmış" olabilsem de, Çınar gerçekten ama gerçekten tadını çıkardı!

Neler mi yaptı?



Süs havuzlarını önce uzaktan inceledi...


Sonra içine girmeye karar verdi!

Epey bir inceledi :)


Babasıyla çimlerde boğuştu

Arkadaşlarıyla hasret giderdi

Müzik yaptı, şarkılar söyledi

Doğumgünü pastalarının mumlarının üflenmesine yardım etti...

Hızını alamadı, bir klasik olarak Begüm'ün pastasını yaladı!

İnşaat işine girdi :)

Kirlendi... hem de çoook!

Ama sulara ayaklarını sokmaktan vazgeçmedi :)

Ve arkadaşlarıyla kovalamaca&yakalamaca&gıdıklamaca oynadı, çoook eğlendi!

Eve dönerken perişandı... ama çok mutluydu; ve bunu bilmek bütün yorgunluğumuza değerdi!

Sabah kalktığında "Tapanca'yı mı didiyoluuz?" diye sordu :) 

Bugün değil tatlım, ama yine geleceğiz. Ve umarım sen yine böyle eğleneceksin!

Çılgın

Çok sevdiğim bir arkadaşımın baldan tatlı kızı Çınar'ı böyle tanımlıyor: Çılgın!

Çocukların tahlil yeteneği kesinlikle büyüklerden kat kat iyi. İçgüdüleriyle yönetildiklerinden olsa gerek, karşılarındakinin hem dışını hem de içini çok iyi görebiliyorlar. Bu yüzden de Beril, Çınar'ı "çok hareketli, yaramaz, yerinde duramayan, inatçı, vs." diye değil, "çılgın" diye tanımlıyor.

Çünkü Çınar gerçekten hayatı ve duygularını dolu dolu, coşkuyla yaşayan bir çocuk. Kafasına koyduğunu yapan, aklına düşenin peşinden gidenlerden. Hedefe ulaşana kadar durmayanlardan. Dolayısıyla, amacına ulaşmak için en saçma yolları bile denemekten vazgeçmeyenlerden. İşte bu yüzden de biraz çılgın, çokça delidolu! Kesinlikle kararlı...

Ve hayır, birlikte yaşamak, tam tersi karakterde bir anne olmak kolay değil. Hem de hiç! Ama onu kendi olduğu gibi -ya da Beril'in dediği gibi- kabul edersen, eğlenceli.

Bu ara aslında yine kendimi sorgulama dönemim. Geçen seneden, 2011 İlkbahar-Yaz sezonuyla ilgili çok beklentiye girmişim. Çınar'ın durulmasını, benim yanımdan ayrılmayan, sözümden çıkmayan -ne demekse- yavru haline gelmesini beklemişim. Beklentilerim boş çıkınca da sabırsızlaşmışım, gerilmişim, germişim. Ama o bir "çılgın", bunları -henüz- yapamaz ki :)

Yine de çok büyük bir iş başardı bu bahar, hem de annesinin "beklemediği" kadar kolaylıkla! "Bezlerini çöpe attı", az şey mi? Hayır! Ve aslında, artık söylenenleri de dinliyor, çoğu zaman anlıyor, kimi zaman uyuyor. Kural nedir biliyor, esnetme denemeleri oluyor; ama, biz tutarlı davranınca kabul de ediyor. Geçen sene kurallara uyabileceğini tahmin edebilir miydim? Hayır!

Demek ki, herşeyin bir zamanı var. Ve bu zamanı hep bizim çılgın belirleyecek. Yani, az biraz durulmasının da zamanı gelecek, "tehlikeli"nin ne olduğunu anlamasının da...

Annesi o zamana kadar enerji veren vitaminlerle, meyve desteğiyle idare etsin ve "çılgın"ının tadını çıkarsın yalnızca :)


32 aylık "çılgın"ım, Sapanca'da, Beril'in şapkasıyla...