2 Mayıs 2011 Pazartesi

Ve Perde Açıl... sın mı?

Damla, kreşlerdeki yıl sonu gösterileriyle ilgili bir kaç soru sormuş; bizden de yanıtlamamızı rica etmiş...

Aslında, bu konu Çınar okula başlamadan önce hiç aklıma gelmeyen bir konuydu. Yalnızca ilk gezdiğimiz yuvada çocukların 23 Nisan gösterisine hazırlandıklarını görmüş, ve öğretmenin tavrından pek hoşlanmamıştım. Ama üstüne çok da düşünmemiştim...

Yuvaya başladıktan sonra aslında daha bir netlik kazandı bende yıl sonu gösterileri konusu. Geçenlerde Iraz'ın seminerinde de konuşulduktan sonra iyi ki, dedim, yıl sonu gösterisi yapılan bir okulda değil Çınar. Çünkü, Çınar'ın okula başlama sürecinden bu zamana kadar geçen sürede, çocuk eğitiminde görmekten gerçekten hoşlanmadığım şeyler bende iyice netleşti:

- Zorla bir şey yaptırma/öğretme
- Yarışma/rekabet ortamı yaratma
- Onaylanma ihtiyacı yaratma
- Ödül verme (onayla bağlantılı)

Bunlar bazıları ve yıl sonu gösterilerinde bana bunların hepsi oluyormuş gibi geliyor... Başrol oynamayan ya da önemli bir rolü olmayan çocuğun hayal kırıklığı, "söylemesi gereken şeyi ezberlemesi" zorunluluğu, gösteri sonunda "alkış"... Okul öncesi dönemde çocukları bu kadar zorlamaya gerek var mı, bilemiyorum. Bence okul öncesi dönemde bir çocuğun ihtiyacı "onaylanmak, alkışlanmak, ezberlemek" değil; kendi kendine yetebildiğini görmek, sonucu değil süreci yaşayarak bir şeyi başardığını hissetmek, ve sevilmek! Çok sevilmek!

Bu gösterilerde, çocuğunu izlerken veliler memnun oluyordur, "ne güzel etkinlik yapıyor okulumuz" diye düşünüyordur; okul açısından artı puan. Çocuklarla eğlenceli ve çok daha yararlı geçirilebilecek zamanlar hazırlık telaşıyla geçiyordur; okul açısından eksi puan. Bilmiyorum, ben onca hazırlık yerine bahçede çocukları 1 saat daha fazla oynatmalarını tercih edebilirim mesela :)

Bizim okulumuzda yıl sonu gösterileri yapılmıyor. Bunu Hilal Hanım'la çok fazla konuşmadık; ama, nedenlerin üç aşağı beş yukarı benim düşüncelerime paralel olduğunu hissedebiliyorum. Dolayısıyla; Damla'nın her sorusuna bir yanıtım yok.

Spontan yapılan gösteriler bana her zaman çok daha keyifli geliyor; mesela, Davulumdan Masallar'ı izlerken Serkan Bey'in "kim benimle blokları çalmak ister?" sorusu üzerine birlikte Çınar'ın sahneye fırlayıp öğretmeniyle bilrikte ritim bloklarını çalması gibi... ya da, Tiyatro Tempo'da oyunu izlerken oyuncuların çocukları birden interaktif olarak sahneye çıkarıp "dolaşan karıncalar rolünde" oyuna katmaları gibi :) Sosyalleşme, topluluk önüne çıkma, güven kazanmaya yardımcı mı, yardımcı? Stres yaratıyor mu, yaratmıyor. Çünkü istemezse, yapmak sorunda değil.


Serkan Bey ve Çınar düeti :)

Tiyatro Tempo'da minik karıncalar :)

Yani bence, perde her yıl sonunda açılmak zorunda değil. En azından, okul öncesi dönemde... Sonrası için, zamanı gelince yine konuşuruz :)

4 yorum:

Damla dedi ki...

Eline sağlık :)

çocukça yaşamak dedi ki...

çok haklısın okul öncesi eğitim tamamen özgün olmalı doğal gelişmeli herşey ezberletilmemeli...

içimizdeki karnaval dedi ki...

tiyatro sahnesi ne güzel .Çok keyifli bir resim :)))

sanberk dedi ki...

bu tiyatroya katılmak istedik ama yurtdışında olmak zorundaydık.Siznle görüşecekmiyimiş demekki:)daha önce İrazın seminerlerinden birine katılmıştım çok memenun kaldım türkiyeye dönünce tekrar katılmak istiyorum.Siiznle ora görüşmek üzere:)