25 Nisan 2011 Pazartesi

23 Nisan...

Hem neşe doluyor, hem duygulanıyor insan!

Çınar ilk 23 Nisan'ında fotosentez evresinden yeni çıkmış bir bebecikti... Hani günün anlam ve önemini tabii ki fısıldadık kulağına; ama, model aşağıdaki resimdeki gibi, ne anladı, bilemiyoruz :)


Sonra geçen sene, ikinci 23 Nisan'ında, "çocuk bayramı" deyip kuzenleriyle buluşturduk. Hala tam kavrayamamakla beraber durumu, en azından eğlendi, o günün keyfini çıkardı!



Bu sene... Bu sene oğlum büyümüş! Böyle bir olayın önemini kavramak için hala çok küçük; ama, coşkusuna katılmak için yeterince büyük-müş! Okullarındaki 23 Nisan kortejine katıldı, bütün gün "toduk baylamıı" diye gezinip durdu, kortejde bayrak salladı (mış)... Okuldaki pek çok yabancı öğrenciyi düşününce, bu kortej çok da anlamlıydı! Ben korteje katılamadım; ama, sağolsun Hilal Hanım bana kortejden bu fotorafı yollamış...



Nice 23 Nisanlar'ın olsun minik adamım!
Hep birlikte coşkuyla, çocukça kutlayalım!!!

29 Mart 2011 Salı

Bahar Karşılaması

Geçen pazar bahara hoşgeldin dedik...

Talep Çınar'dan geldi. Sabah uyandı ve "Been paaka ditceeem, tepçeeyle toppağı kazcaaam, kaamona doolduucaaam!" dedi. O zaman istikamet Ahlatlıbel, dedik! Öğleden sonra saldık kendimizi ve oğlumuzu çimene...

İyi ki de salmışız. Yaptığı ilk hareket, yere yüzüstü yatıp çimenleri ve toprağı koklamak, sonra da yanağını toprağa yaslamak oldu! Tamam yavrucum; adın Çınar da, sen bir insansın, ağaç değilsin :)

Toprakla vuslata erdikten sonra bütün Ahlatlıbel'i bir uçtan diğer uca koşarak geçti. Koşmakla öyle meşguldü ki, havuzları pas geçti (biz de derin bir nefes aldık!). Yorulunca da piknik örtümüzü serdik, kuruyemiş eşliğinde kepçeyle toprağı kazdık, kamyona doldurduk. Daha doğrusu, babası ve Çınar yaptılar inşaat işini, ben de fotoğraflarını çektim! Birz park, biraz uçurtma... Bahara "merhaba" deyip, haftaya yeniden görüşmek üzere evimize döndük!


Evet, hoşgeldin bahar! Bu sene de senden çok ümitliyim... bezi bırakacağız, emziği bırakacağız. Seninle başaramazsak, en azından yardımcı ol ki, yazın işi kolaylaşsın :)

Haftaya yeniden görüşürüz, kendine iyi bak!

25 Mart 2011 Cuma

Bu İkiliyi Seviyoruz!

Julia Donaldson ve Axel Scheffler'den bahsediyorum (üzgünüm; haklarında Türkçe bilgi bulamadım).
 
J.D. şimdiye kadar okuduğum en başarılı çocuk kitabı yazarlarından; hatta, sanırım benim ve oğlumun yazar listesinin en başında geliyor.

A.S. ise bence gayet alternatif çizimleri olan bir çocuk kitabı çizeri.
 
Ve ikisi birleşince ortaya nefis kitaplar çıkmış!
 
Çınar'ın ve benim şimdiye kadar okuduklarımız: Süpürgede Yer Var Mı, Minik Balık Okyanus Macerası, Zogi, Değnek Adam, Pırtık Tekir (sonuncusunu Ali Dayı Kütüphanesi'nde okuduk).

 
  
Okumadığımız ve methini duyduklarımız da var: Tostoraman, Tostoramanın Yavrusu, Nohut Oda Bakla Sofa, Kasabanın En Şık Devi... Çoğu Türkiye İş Bankası Yayınları'ndan.
 
Çınar niye seviyor bu kitapları?
  • Çünkü öyküleri alışılmadık derecede eğlenceli ve ilginç,
  • Çünkü karakterler çok sevimli,
  • Çünkü durağan değil, hareketli olaylar anlatılıyor...

Ben neden seviyorum bu kitapları? (Çınar'ın nedenlerine ek olarak)

  • Çünkü öykülerinin hemen hepsinin belli bir aritmetiği var; bence gerçekten zeka ürünü kurgular yazıyor...
  • Çünkü çizilen karakterler, alıştığımız "güzel" krakterlerden değil. Özellikle çocuk kitaplarında görmeye hiç alışmadığımız, bildiğimiz estetik anlayıştan uzak (Süpürgeli cadı, Zogi'nin prensesi), kimileri çok bizden karakterler (Değnek Adam'daki baba, Pırtık Tekir'in Hüsnü'sü)
  • Çünkü çocuklara değişik bakış açıları sunabiliyor öyküler (prenses olmak istemeyen doktor olmak isteyen prenses ve onunla birlikte yollara düşen şövalye gibi, sokak çalgıcısının kedisi olmak isteyen yavru kedi gibi, sınırsız hayal gücüne sahip minik balık gibi
  • Çünkü, kitaplar bana göre resmen melodik! Kendim şiir sevmem, ama öyle güzel bir uyağı var ki bu kitapların, okumak ruhuma iyi geliyor resmen! Muhtemelen, Çınar'ın da... (çevirilerin de son derece iyi olduğunu söylemeliyim)
Kitapları tek tek tanıtmak istemiyorum, pek çoğunun tanıtım yazılarını Bir Dolap Kitap'ta bulabilirsiniz.
 
Her birini şiddetle size de öneririm! Şimdiden, iyi okumalar, iyi eğlenceler!!!!