19 Aralık 2011 Pazartesi

Free Kidzz

Ne zamandır yazacağım, erteleyip duruyorum...

Aslında biraz, ilk anın heyecanıyla yazmak istemememden kaynaklandı bu erteleme hali. Biraz düşüneyim, ondan sonra yazayım istedim.

Geçen ay, Türkiye'nin ilk ve tek çocuk müzesi olan Free Kidzz'e götürdük Çınar'ı. Aslında, kışın tek eğlencesi alış veriş merkezleri olabilen Ankara için gerçekten kurtarıcı bir yer (olabilir/di). İşin doğrusu, iyi niyetli bir yaklaşım; daha önceden düşünülmemiş bir şeyi yapmışlar ve gerçekten "bu hafta çocuğumla değişik bir şey yapayım" diyecek anne-babalar için güzel bir etkinlik alanı... Üstelik, çocuğunuzu eğitmenlere teslim edip kendiniz Free Kidzz'in kafesinde oturabiliyorsunuz. Tercih ederseniz, tabii...


Yukarıdaki resimde, serbest aktivite alanı ve playback odası dışında, Çınar'ın yaşına uygun olarak girebildiği tüm alanları görebilirsiniz. Serbest aktivite alanının fotoğraflarını çekmemiştim; ama, minderlerden ve çeşitli jimnastik aletlerinden oluşan, çocukların atlayıp zıplayıp tırmanabilecekleri bir yer. Playback odası bizim için özeldi, onu az sonra paylaşacağım :)

Bu odalara çocuklar (ve isterlerse anneler) eğitmen eşliğinde giriyorlar. Eğitmenin çizdiği rota takip ediliyor, belirlenen sürelerde odalarda kalınabiliyor. Bu anlamda, aslında "adı kadar free" bir ortam değil. Yani, biz kendimiz gezelim, diyemiyorsunuz. Çocuk bir odada "belirlenen" sürelerde kalabiliyor. Odalar kilitli ve ancak eğitmen açabiliyor. Eğitmenler çocuklara "ay, oraya çıkma, düşersin" gibi cümleler kurabiliyorlar ("free (=serbest)" dediysek de o kadar değil sanırım). Hatta, sanırım Free Kidzz'in sorumlularından biriydi, Çınar'ın labirentteki engelin üstüne çıkıp öbür tarafa geçtiğini görünce (bkz. yukarıdaki foto) "Çok cesursun ve bu beni korkuttu" dedi. Tabii ki sorumluluk aldıkları için ve hepi topu 1 saat olan "çocuk sorumluluğu süresini" kazasız belasız atlatmaya çalıştıkları için bu yaklaşımları çok tuhaf değil; ama, yine de ben istemiyorum birinin çocuğuma durduk yere "düşersin, yaralanırsın, aman yapma, etme" demesini... "Olması gereken" budur belki; ama, iddia ettikleri konseptle örtüşmediği için bende biraz hayal kırıklığı yarattı, ne yalan söyleyeyim.

Odalar ve içindeki aktiviteler güzel düşünülmüş, tasarlanmış. Ama, 1 saatlik süre belirlendiği için bazı bölümler o kadar hızlı geçiliyor ki! Mesela, fotoğrafta sol üstte yer alan Böcek İnceleme Alanı'nda çocukların ellerine büyüteçleri almalarıyla bırakmaları neredeyse bir oldu. Aynı şekilde, Dört Mevsim Odası'nı da jet hızıyla geçtik.

Bir eleştiri de, ortamda kullanılan materyallerle ilgili... Bana fazlaca yapay geldi. Mesela, inşaat alanına gerçek kum, inşaat oyuncakları gibi malzemeler konsa, ya da Dört Mevsim Odası'nda yerlerde gerçek yapraklar bulunsa, odalar mevsimin ortalama sıcaklığına göre ısıtılsa ve biz de duvardaki resimlerle idare etmeye çalışmasak çok daha iyi olabilirdi. Bu anlamda en başarılı yerler Balık Tutma Havuzu (havuzlarda gerçekten su vardı en azından; hoş, çocukların ellerini sokmasına izin verilmiyordu ıslanmasınlar diye, ama olsun) ve Dinozorların olduğu odaydı. Dinozor kazı alanı konsepti çok güzeldi bence. Orada da, "dokunulması yasak olan" dinozor maketleri çocukların heveslerini kursağında bırakmış ve eğitmen bu maketlerde gördüğümüz dinozorlarla ilgili hiç bilgi vermemiş olsa da, anne olarak Çınar'a hangisinin ne yediğini, anlatıp büyüklükleri hakkında konuşabildim... 


Çınar, bir çocuk olduğu ve annesi kadar yüksek beklentileri olmadığı için, son derece güzel zaman geçirdi. Hele Playback Odası'nda! Odaya girer girmez davulun başına oturdu, çalmaya başladı. İkiden fazla çocuk aynı anda bu odaya girdiğinde enstrüman paylaşımını nasıl yapıyorlar, bilmiyorum; ama, biz iki kişi olduğumuz için şanslıydık. Çınar doya doya davul çaldı. Ve sonra da kareoke çocuk şarkılarına -kendince- eşlik etti. "Kendince" kısmını bir videoyla açıklamaya çalışacağım:


Başta söylediğim gibi, belki "olması gereken" mevcut uygulamadır; ama, pek çok arkadaşımdan benzer eleştirileri duydum. Sanırım, bu kadar iddialı açılan bir yerin kendini biraz eleştiriler yönünde geliştirmesi gerekecek. Ama, herşeye rağmen, çocuklar için değişik ve eğlenceli bir alan. Giden her çocuğun -iyi günündeyse- keyif alacağını ve Çınar gibi bir kez daha gitmek isteyeceğini düşünüyorum. Mevcut koşullarla değil; ama, süre/ücret ayarlaması yaparlarsa, sık sık da gidilebilir.

Ankara'daysanız ve çocuğunuzla yapacak değişik bir şey arıyorsanız, öneririm! Ama, beklentinizi benim gibi yüksek tutmayın :)

8 yorum:

anne kaleminden dedi ki...

burayı gitmeyi düşünüyordum, gitmeden okumam iyi oldu :)

bveç dedi ki...

Bir yararım olduysa ne güzel :)

bveç dedi ki...

FREE KIDZZ'den gelen yanıtını burada paylaşmalıyım diye düşündüm :) Kendilerine de eleştirileri değerlendirip uzun uzun yanıt verdikleri için çok teşekkür ediyorum!

Minik Adamın Sevgili Annesi Merhaba,

Yazınızı yazık ki çok geç okudum, lakin okur okumaz cevap yazmak üzere harekete geçtim .
Hem tüm yaşadıklarınıza cevap olacağını düşündüğümden hem de yanlış anlaşılmaları ve bilgilendirmeleri önleyeceğini düşündüğümden Free Kidzz’ le ilgili sizleri sıkmadan bilgi vermek isterim.
Free Kidzz Çocuk Müzesi. Dünya’ da ikinci Türkiye’ de ilk ve tek bu konseptte ki müzedir.
2000 metre kare alan üzerinde kurulmuştur. 25 ayrı senaryoyu barındırmaktadır.

Müzemizin hakkını vererek tüm senaryoları gezmek 6 saate yakın bir zaman dilimini kapsamaktadır.
6 saati bir seferde gezmek mümkün olmayacağından 1.5 saatlik gezi planları hesaplandığında müzenin hakkı verilerek gezmek 4 seferde mümkün olabilecektir.
Müze içinde gezi tercihimiz Lider Öğretmenlerimiz gözetiminde olmalı. elbette bu bizim tercihimiz çünkü daha önce yapılmamış bir uygulama olması nedeniyle oyunun mucizesiyle eğitim anlayışımızın dolayısıyla çocuklarımızın zarar görmesinden endişemiz dışında bir kaygımız yoktur.

Ebeveyn Rehberlerimiz özellikle, müzemizi çocuğuyla yalnız gezmek isteyen ebeveynlerimiz için hazırlanmıştır, elbette bilgi almak ve rehberi okumak suretiyle çocuğunuzu kendiniz de gezdirebilirsiniz, gruptan ayrıldıktan sonra şahsi olarak öğretmen talep etmemek kaydıyla 
Müzemizin amaçlarından biri de çocuklarımıza grupla hareket ederek ekip ruhu ve ekip çalışması anlayışını yerleştirmektir. Birlikte hareket ettiklerinde inşaat alanında işbölümü yaparak kimi vinç operatörü, kimi tuğla taşıyıcı kimi şantiye şefi ,kimi de güvenlik elemanı olabilmektedir. Bu iş bölümü playback stüdyosunda da devreye girmekte, kimileri enstrüman çalarken, kimi şarkı söylemekte kimileri de dans etmektedir. Zaman sorunu olmayan gruplar dönüşümlü olarak yer değiştirerek birden fazla şarkı da seslendirebilmekte böylece şakı söyleyenler dans edenlerle enstrüman çalanlarla yer değiştirerek senaryodan faydalanabilmektedirler. İşin iyisi kötüsü, büyüğü küçüğü olmaz anlayışı da yerleştirmeye çalıştığımız bakış açılarından biri. Kumlar çakıllar v.s. materyal elbette çok daha zengin olur lakin şantiye senaryomuzun öncelikli amacı;
Çocuklarımıza, ekip çalışmasını öğretmek, etkin iletişimi geliştirmek, işbirliği yapabilmek, analitik düşünmeye yönlendirmek. Ortaya iyi bir sonucun çıkabilmesi için görevin iyisi kötüsü, küçüğü büyüğü olmadığını kabul ettirmek. 'Birlikte en iyi şekilde yapmak' temasını da anlayacakları bu bölümde her yaş grubumuzun yaşına uygun görevler bulunduğundan bir arada iyi bir iş bölümü yaparak sonuca ulaşabileceklerini göstermek.
Hal böyleyken  takdir edersiniz ki öncelikli amacımıza ulaştıktan sonra daha zengin materyal düşünülebilir kaldı ki bir süre sonra bu senaryolar tamamen değişecek yerlerini yenileri alacaktır.

bveç dedi ki...

FREE KIDZZ devam...

Mevsimler odası ile ilgili söylediğinize ise kesinlikle katılıyorum, algıyla mevsimleri ifade etmeye çocuklarımızın da algıladıklarını akıl haznelerinde bilinçlendirmeye yönlendirdiğimiz çalışmalarımızdan biri olan mevsimleri zenginleştirmek mutlaka gerekli haklısınız.
Gönlümüz çocuklarımızın özgürlük sınırları içinde (yazık ki) başka çocuklarımızın özgürlüğünü ve kendi sağlıklarını sıkıntıya sokmayacak şekilde yapamadıklarını yapmalarını sağlamaya çalışmak.
Ebeveynlerimizin büyük bir kısmı çocuklarının ıslanmasından yaralanmasına kadar pek çok konuyu parayla ölçüştürüp çocuklarının aldığı faydayla yeteri kadar ilgilenmeyebildiğinden, öğretmenlerimiz tatsız bir duruma sebep olmamak için gereğinden fazla hassasiyet göstermiş olabilirler, sizin gibi düşünen ebeveynleri mutlaka rahatsız eder bu durum çok haklısınız.
Bu aralar geldiniz mi bilmiyorum ? Playback stüdyomuza yeni bir bateri aldık Çınar bayılacaktır. :)
Çocuklarımızı şiddet içeren oyunlardan ve ekran başına çakılıp kalmaktan uzak tutmaya çalıştığımız müzemizde, sizlerin de önerileri ve hoşgörüsüyle yeni senaryoları çok daha başarılı kullanılır hale getirebileceğiz.
Hoşgörülü ve yapıcı eleştirileriniz için tekrar teşekkürler, en kısa zamanda daha uzun konuşmak çocuklarımız için görüş alışverişinde bulunmak ve Çınar’ ı yeni baterisinde dinleyebilmek ümidiyle sizleri Free Kidzz e bekliyoruz.

Sevgi ve saygılarımla
Free Kidzz in annesi

Yasemin Bilgiç dedi ki...

Minik Adamın Sevgili Annesi Tekrar Merhaba;
Ben Free Kidzz'in İşletme Müdürü Yasemin Bilgiç.
Free Kidzz çocuk müzemizde; sizlerin de dile getirdiği gibi “dur, yapma, düşersin” söylemlerini kabul etmiyoruz öncelikle bu konuda hem fikir olduğumuzu paylaşmak isteriz. İlk senemizin sonunda siz velilerimizin de bu şekildeki geri bildirimlerini alıp personelimize gereken uyarılar yapılıp, eğitimleri yeniden verilmiştir bilginize sunarız.
1 saat süresinin yetersizliğinden bahsetmişsiniz ki biz de sizinle aynı fikirdeyiz ve bunu da her fırsatta dile getirmekteyiz, bu bağlamda süreyi 1,5 saat olarak revize etmiş bulunmaktayız. Tüm bunlarla birlikte müzemizin yaşayabilmesi için birtakım giderleri de karşılamak zorunda olduğumuzu da eminiz ki anlayışla karşılayacaksınız. Jetonla çalışıp, çocuklarımıza hiçbir şey katmayan konveksiyonel oyun alanlarına da bakıldığında; 1,5 dakikaya programlı jetonlu oyuncakların jeton fiyatının da ortalama 3 TL olduğunu varsayar isek 40 adet jetonla bu tür jetonlu oyun alanlarında, 60 dakika zaman geçirebilmekte olup bütçe olarak da 120 TL gibi bir bütçeye gereksinim duyulmaktadır. Oysa 25 TL’lik bir bütçeyle 1,5 saat müzemiz gezilebilmektedir. Müzemizin yaşayabilmesi adına sizlerin de bu konuda bizlere desteğini beklemekteyiz.
Lütfen öneri ve görüşlerinizi bizlerle paylaşın, paylaşın ki gerekli düzenlemeleri yapabilelim ve daha mutlu anlar yaratabilelim.
Sevgi ve Saygılarımızla

bveç dedi ki...

Yasemin Hanım,

İlginiz için bir kez daha teşekkürler. Bu tür özenli ve ziyaretçilerin görüşlerine değer verip bu görüşler doğrultusunda aksiyon alan işletmelere tabii ki destek vermek de bizim görevimiz...

Sonbaharda yine ziyaretinize geleceğiz, sevgiler.

Başak

Yasemin Bilgiç dedi ki...

Başak Hanım,

Asıl ben teşekkür ediyorum ilginize ve desteğinize. Sizi ve minik adamı görmek bizi de çok mutlu edecektir. Geldiğiniz zaman sizinle ve küçük adamla :) kesinlikle tanışmak isterim.
Görüşmek üzere.Hoşça kalın....

Yasemin Bilgiç dedi ki...

Türkiye gelişen bir ülke. Modern toplumların geçirdikleri aşamaları biz de geçiriyoruz.Sanayileşen, modernleşen toplumlarda ortaya çıkan problemler birbirine benziyor. Sorunlar, din, ülke, kültür tanımıyor. Üretim tarzı değiştikçe kültürel kodlar değişiyor, kültürel kodlar değiştikçe yaşam biçimleri değişiyor, yeni yaşam biçimleri kendini dayatıyor.Bu dayatmadan en çok etkilenenler de kuşkusuz geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımız.
Modern oyuncaklar, modern oyunları dayatıyor. Çocukların yapmadığı oyuncaklar, hazır üretildiği, şiddet içerdiği ve çocuğun düşüncesi ile onları anlama durumu olmadığı için, çocuk zamanla oynadığı oyuncağın oyuncağı haline geliyor, insani yaratıcılığını yitiriyor, şiddete meyilli hale geliyor.Şimdi çocuklar oyuncaklarına ve oyunlara yabancılaşmış durumda. Oyuncağını kendisi yapmadığı, yapmadığı bir oyuncakla bir oyun yaratmadığı için çocukla oyuncağı arasında duygusal bir bağ oluşamıyor. Oyuncak çok ve hızla tüketilecek bir nesne oluyor. Hele ki jetonlu oyuncaklarda durum daha da vahim bir hal alıyor.Bu durum yalnızca yurdumuzda değil sanayi devriminden beri tüm Dünya’da yaşanıyor.Başta Amerika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm Dünya bu hızlı kayboluşa çözümü çocuk müzeleri oluşturmakta buluyor. Bu nedenledir ki dünyada çocuk müzeleri devlet politikalarıyla destekleniyor.Çocuk müzeleri ve müzecilik; ülkemizde, adeta içinde teşhir edilen eserlerin topluma karşı korunması gibi algılanıyor. Oysa modern müzecilik anlayışında, müzeler; insanlığın ortak değerlerinin teşhir edildiği ve tanıtıldığı, insanların beğenisine, kültürüne, eğitimine katkıda bulunulacak bir çalışma alanına, laboratuvarına dönüştürülüyor.Gelişmiş Ülkeler çocuk müzesi sayılarını hızla arttırmaya çalışıyor. Çocuk müzeleriyle, çocuklarımızı ve değerlerimizi, aslında sağlıklı ve güçlü geleceğimizi kazandırma projesinin Türkiye de ilk, tek ve dev adımını FREE KİDZZ Çocuk Müzesiyle atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Çocuğun kendi oyuncağını ve oyununu üretmesinin pozitif toplumsal yansıması çocuk müzelerinin gelişmesi ve çoğalmasıyla mümkün.Çocuk müzelerinde ki en önemli durum: Çocuğun kendi zekasını kullanarak, öğretmenlerinden, ailesinden ve arkadaşlarından yardım alarak kendi oyununu oyuncağını üretiyor olması. Bu onun yaratıcılık gücünü kamçılıyor, yaratıcı gücün harekete geçtiği oyunlar, zihinsel gelişimlerini pozitif anlamda destekliyor.Geleneksel toplumda oyunlar uzun sürelidir.Binlerce yıl aynı oyun oynanır, farklı ya da benzer araçlarla. Bu bir geleneğin devamı açısından son derece önemlidir.Çocuk Müzeleri; çocuk kültürünü koruma, yayma ve yeniden üretmeye çabalıyor.
Çocuk Müzelerinde tüm bunlara ek olarak, yurttaşlık bilinci de veriliyor, otobüse nasıl bineceğinden tutun, bankalardaki işlemlerden, postanelerdeki duruma, hatta kamuya açık alanda nasıl konuşacağına, bir başkasına göstereceği saygıdan, haklarını öğrenmesine ve savunmasına, ailenin olmadığı ortamda kazanılması zor olan manevi değerlerin edindirilmesine kadar pek çok hedef amaçlanıyor. Çocuklukta toplum ve birey bilinci veriliyor, bilinçli bir nesil yetiştirilmesi hedefleniyor.
Bu çaba ve hedefte ülkemizde başı çeken, FREE KİDZZ Çocuk Müzesi’nin temel prensibi, çocuğa hizmet etmektir. Çocuklar FREE KİDZZ’ de oyun ve oyun ünitelerinin efendileri olurlar. Çocuklar FREE KİDZZ’ de "-şuraya dokunma, buraya karışma" sözünü duymazlar. Çocuklar FREE KİDZZ’ de kendilerini çok önemli hissederek psikolojik gerginliklerinden uzaklaşırlar.Aletin insan, oyuncağın çocuk üzerindeki psikolojik egemenliğini Free Kidzz ’de neredeyse ortadan kaldırıyoruz. FREE KİDZZ Çocuk Müzesinde, çocuğun gelişimi çocuğun egemenliğine bağlanır.
Free Kidzz Çocuk Müzesi, bir toplumsal tedavi projesidir. Sorun sadece çocukların değil, toplumun genel sorudur. Geleceğimize ilişkin bir projeksiyondur.
Farkımız; önce Avrupa sonra Amerika sonra belki ülkemize gelecek bir projeyi, grubumuz önderliğinde, FREE KİDZZ Çocuk Müzesi adıyla Türkiye’ye kazandırmak, böylelikle Dünya’da Çocuk Müzesine sahip 23 ülkeden biri oluyoruz.