18 Ekim 2011 Salı

Büyüklerin Masası

Evet, çok şükür, tamamen iyileşti Çınar!

Geçen hafta boyunca süren sabahları "okula ditmiycem beeeeen, böhhüüüüüüüü" trajedisini de atlattık (bugün bana "anne hadi sen işe dit aatık" diyerek ayarı verdi). Gerçekten trajediydi... kucağıma başını yaslayıp iç çeke çeke ağlamalar, ayrılamamalar, geceden başlayan "yarın okula dötüüme beni anneeee"ler... Neyse, bu seferkini atlattık diye umuyorum!

Ve tüm bunlardan sonra, doğumgünüyle ilgili tek satır yazamadım; yazmak içimden gelmedi aslında. Can sıkkın olunca. Doğumgününe geleceğim de, son zamanlarda beni eğlendiren, umutlandıran, mutlandıran bir şey var Çınar'da...

Çınar'da bir "büyüme" hali var. Dün masa kurarken yardım etmek istedi. Ben hiçbir şey demeden (Miss Özge'nin defterine 'artık servisimizi kendimiz alabiliyoruz; siz de evde yardım isteyebilirsiniz' diye yazmasıyla denk düşmesi tesadüf müdür, bilemedim). Azimle masaya taşıyabileceği herşeyi taşıdı, koyacağı yerleri sordu, yerleştirdi.

Sonra Mira'yla "büyüklerin masasına" oturdular, "büyükler"" gibi sandalyede yemek yediler -"büyükler" terminolojisi minik adamın şahsına ait. Ben yemeğine pek müdahale etmedim (etmedim di mi, Banu?), yedi gerçekten güzel güzel -gerçi, makarna-hamburger olunca yememesi tuhaf olabilirdi; ama, bir tabak daha makarna istemesi, hatta üstüne kendi isteğiyle ton balığı ve mısır eklemesi ilginçti gerçekten...

Bu ara, mama sandalyesi adaptöründe pek oturmak istemiyor, "büyükler" gibi oturacakmış. Tabii ki engel olmuyorum; ama, kendisi "kıpırdak bir minik adam" olduğu için "tabii ki büyük sandalyede oturabilirsin; ama, yemeğini de bizim gibi kıpırdanmadan, sakin sakin yiyeceksin ve doymadan masadan kalkmak istemeyeceksin, anlaştık mı?" diye şart koşuyorum. Kabul ediyor ve yapıyor. Nasıl bir gururla yiyor hem de yemeği, inanılmaz! Ben de mutlu oluyorum haliyle, o adaptörü yemek yememiz gereken her yere taşımak son derece yorucu bir iş herşeyden önce.

Ve yine bana "herşeyin bende bir zamanı var" diyor galiba Çınar. Herşeyi yapacağım; ama, kendi zaman çizelgeme, kendi hızıma göre. Ben de uzun zamandır acele etmiyorum hiçbir şey için zaten. Gözlüyorum ve "başarması için fırsat vermeye" çalışıyorum. Hala öyle ermiş, huzurlu bir anne değilim belki; ama, yavaş yavaş "olmaya" başlıyorum :)

4 yorum:

Zeynep dedi ki...

bazi gecisler sessiz sedasızken, bazılarını nasıl da belli ederek yapıyorlar degil mi? :) ornegin adaptor sandaye gecisi bizde hiic farkedilmeden yasanırken, araba koltuguna kendi cıkabiliyor olması ve kemerini takması bir gurur meselesi olmustu :) gecmis zaten ama yine de cok gecmis olsun, son olsun..

Yasemin Aktuğ dedi ki...

Her çocuk zamanı gelince herşeyi yapıyor hakketten sanırım sorun bizde hemencecik yapsın istiyoruz.

Söz dinleyen minik adamımı kocaman öpüyorum.

Deniz dedi ki...

Çok tatlıymış bu minik adam:) ben de sizi kendi bloğuma beklerim:)
www.LensMarket.Com

Hande dedi ki...

Adaptörden sandalyeye geçişi heyecanla beklemekteyim..Çınarı çok tebrik ediyoruz artık kocaman bir abi olmuş..