19 Haziran 2010 Cumartesi

Yeni Bir Başlangıç Arifesinde...

Bir can arkadaş "ne hissediyorsun, yaz" dedi...

Yazayım, dedim ben de.

Minik adam pazartesi yuvaya başlıyor. Aslında, başlıyor-uz. Birlikte gelmemizi istedi yuva yöneticisi. Güven duyması için, annesinin yanında olması önemliymiş. Çok sevindim bu habere, çünkü, daha ilk günden onu orada bırakıp gitmeye içim elvermiyor. Görmem lazım tepkilerini; biliyorum, ben varken çok başka, yokken bambaşka davranacak ama olsun. Anlayabilirim gidişatı gibi geliyor!

O yüzden, izin aldım işten 5 gün. Hilal Hanım'ı aradım bugün (yuva yöneticimiz). "Pazartesi sabahı 8:45 gibi burada olursanız iyi olur, biraz etrafı dolaşırız, sonra 9:30 gibi kahvaltıya geçeriz. İlk gün siz hep yanında olun; burada uyuyup uyumayacağına gidişata göre bakarız. Yalnız ilk bir kaç gün hafif de olsa bir şeyler yedirip getirin lütfen, kahvaltı vakti çok acıktığı için huzursuz olmasın..." dedi.

Tamam, benim plana uygun her cümle! Zaten, kahvaltı için 9:30 bize çok geç (Çınar 7:00'de dikilir ayağa, evden hep kahvaltıyla çıkacağız). Bir de zaten "ya yeterince yiyemezse kendisi yuvada" endişem de var, evde besleyebildiğim kadar besleme telaşındayım bu ara!

Yalnız, Hilal Hanım dedi ki "ilk gün hep yanında olursunuz, ikinci gün 'anneye bay bay deme zamanı' deriz"... Bi'dakkaaaa... böyle konuşmamıştık! Hani ben o hafta "orada olacaktım hep?" Soramadım telefonda, ilk gün konuşurum, dedim. Ama beyin arka planda işlemeye başladı bile: İkinci günden Çınar kalmayı kabul eder mi? Ben yakınlarda bir yerde dolanayım bari... Annemlerin evi çok yakın, oraya gitsem? Yok canım, ikinci gün de yarım gün kalayım, kademeli olarak azaltalım... evet evet, böyle teklif edeyim!

Tabii ki farkındayım, bu işi bilen kişiler Hilal Hanım ve ekibi, hatta kadın o kadar hakim ki yuvaya, bizi unutmamış; kendisi arayacakmış, taşınmayı vs soracakmış. Yolda telefon çekmemiş. En son 3 hafta önce konuştuğumuz düşünülürse, ilgisinden pek memnun oldum. Dolayısıyla, güveniyorum da... ama ah işte bu "annelik" yok mu! Uyku ve yemek konusunda endişeleniyorum yalnızca! Hep zorlandık bu ikilide; şimdi, üzmeden, üzülmeden yardımcı olabilecekler mi Çınar'ıma bu konuda? Yalnızca, umarım, diyebiliyorum. Başka annelerden, babalardan duyduklarım çok umut verici, ben de iyi düşünmeye çalışıyorum!

Midemde kelebekler uçuyor! Minik adamım büyüyor, okullu oluyor! "Okullu olmak", daha 21 aylık! Komik :) Ama, gideceği yer beni mutlu ediyor; orada arkadaşları olacak, güzel bakılacak, pek çok yeni şey öğrenecek, güzel şey öğrenecek. Montessori sistemiyle tanışacağız, haşır neşir olacağız -doğrusu buna da seviniyorum.

Ve ilk bir-iki haftanın zor olacağını tahmin ediyorum, bekliyorum... Hazırım. Yine de, sonrasında yaşanacak muhtemel zorluklara değeceğini düşünüyorum. Evet, hasta da olacak, sorunlar da olacak; ama, genel "hissiyatımı" sorarsanız, "iyi" olacak diye düşünüyorum. "İyi"nin kapsadığı her türlü anlamla (with every meaning it implies)...

Ve başka ülkelerden arkadaşları olacak diye çok heyecanlanıyorum, onlarla anlaşmaya çalışacak, onları anlamaya çalışacak. Çok gelişecek, tahmin edemeyeceğim şeyler öğrenecek... Her geçen gün beni şaşırtacak. Yeni kelimelerini heyecanla beklerken belki komik İngilizce kelimeler dökülecek minik ağzından! Sevinçten uçarak mıncıracağım onu o zaman! Bir de, heyecanla kendi kendine paltosunu giymesini bekliyorum... Binbir Çiçek'e ilk gittiğimizde görmüştük, harika bir palto giyme yöntemi göstermişler çocuklara: paltoyu yere ters seriyorlar, üstüne yatar gibi eğilip kollarını sokuyorlar, kolları yukarı kaldırınca hoop, palto giyilmiş oluyor... Bize ait bir videoyu kışın buraya koyabiliriz umarım...

Özetle: mutluyum, heyecanlıyım, iyi hissediyorum... midemdeki kelebekleri seviyorum. Umarım minik adamım da "okulunu" sever, mutlu olur!

Bize şans dileyin! Sevgiler...

11 yorum:

Ege'nin Annesi; dedi ki...

bol şans Başakcım, umarım Çınar da sen de bu güzel değişime kolaylıkla adapte olursunuz, sevgiler...

Hülyanın Tunası dedi ki...

ben çınçın'ın çok çabuk uyum sağlayacağını düşünüyorum. evde bunca zaman bakıcısıyla birlikte yaşadı ve çok büyük bir sorun yaşamadınız. tam da deli gibi oyuna dalma zamanında kreşe vermek bence harika olacak. dediğin gibi çocuklarla birlikte olmanın inanılmaz faydasını göreceksin.

banu dedi ki...

Başak'cım ilk haftanızda biz orada olamıyoruz... İkinci haftada görüşürüz :)
Rahatlatır mı bilmem ama bir kaç kısa not vereyim. Mira'da hemen hemen Çınar kadarken yuvaya gitmeye başladı. Daha büyük yaşlardaki çocukların oryantasyon dönemlerini izlediğimde bu kararımdan o kadar memnunum ki - 3 yaş yuva için çok geç - diye bir bayrak kaldırabilirim. - tabi doğru yer elimizin altında olduğu için tuzum kuru -
Yeme içme konusu yuvada öyle doğallığıyla çözülüyor ki... aç kalan çocuk olması mümkün değil. Bu yaş çocukların bir arada yapmaktan ilk hoşlandıkları şey, paylaştıkları ilk şey yemek yemek oluyor.
Uyku konusu ondan sonra düzene giriyor. Hemen olmasını beklemek lazım. Bana kalırsa güven duyması ile ilgili. O yüzden ilk gün hep onunla olman, sonra da bak ben buraya güveniyorum sinyalini vermen önemli... Hoş benim cadının öğle uykusu olmadığı için bu konuda diğer çocukların oryantasyon dönemini gözlemleyerek ahkam kesebiliyorum.
İkinci gün baybay deme zamanı meselesi, düşündüğün kadar katı değil ama senin o kelebekleri çaktırmadan yapmam sancıyı azaltıyor. İşe dönmek için vaktin olduğunu Hilal'lere söyle... - bir hafta izinliydin değil mi? - Yavaş yavaş bırakma süresini uzatırsın... - burada çok eğleniyorum - anne geri dönecek - bunu içselleştirecek vakit ver ona...
telefonum var, aklına bir şey takılırsa istediğin zaman ara :) sevgiler :)

banu ozcelik dedi ki...

basak, yazini okurken benim bile icimde kelebekler ucmaya basladi bizim 1 yil sonrasini hayal edip. cocuklarla hergun yeni bir baslangic ama bazi baslangiclar boyle daha da buyuk. cinar yillaaar surecek okul macerasi bugun basladi.heyecanla bekliyorum gelismeleri.

ela-ege dedi ki...

her şey umduğunuzdan ve beklentilerinizden çok ama çok daha güzel olsun.

anne mine dedi ki...

Başakcım, bol şans diliyorum, çınarcığa da okul hayatında bol oyunlu ve eğlenceli günler dilerim. Biz de inşallah ağustosta başlıyoruz :) sevgiler.

gezicini dedi ki...

eminim ki her şey çok güzel olacak. ben de sizin adınıza heyecanlandım doğrusu!
sevgiler
gorki

Ozge dedi ki...

Basak'cim nasil gidiyor? yaz bir seyler...merak ettim? Cinar senden ayrilinca basta biraz agliyabilir, zorlanabilir, sakin pes etme ve moralini bozma tamam mi? bak gor birkac haftaya ordan eve gelmek istemciek:)) opuyorum.

Evren dedi ki...

Bol sans Basakcim; sen boyle iyi dusundukce hersey cok guzel olacak! Cinar'in yeni videolarini merakla bekliyoruz biz de... Sevgiler, Evren.

Fatma dedi ki...

Merhaba Başak, Çınar'ın tepkilerini ve senin Binbir Çiçek ile ilgili deneyimlerini duymayı heyecanla bekliyorum, aynı yola girmemize çok da fazla kalmadığı için. Blogda paylaşmazsan, mailleşebilir miyiz? Bu kritik ilk günlerde kolaylıklar diliyorum. Fatma

Başak Çelik dedi ki...

Herkese merhaba! Geçen hafta işte değildim, evde internetimiz yoktu... yorumlarınızı yeni görüyorum, hepinize desteğiniz için teşekkürler!

İlk hafta yuva güncemizi yazmaya az sonra başlıyorum... kolay bir hafta değildi, hala işler yoluna girmiş değil. Ama yakında düzeleceğini umuyorum!

Herkese sevgiler!!!

Başak