17 Ağustos 2011 Çarşamba

İyi ki Dooğduun Çinaay... ve Emooo!!

Dayısı ve Çınar, müthiş komik bir ikili! İkilimizin komikliği, biraz da Çınar'ın dayısını akranı/arkadaşı/kankası gibi görüyor olmasından da kaynaklanıyor aslında. Kimseye yapmadığı tavırları dayısına yapıp, tripleri dayısına atıyor. Bu dünyada, Emo'yu sallamayan -daha doğrusu, sallamıyormuş gibi yapan- tek insan oğlum sanırım. Öyle ki, dayısı "kızıyor gibi yaptığında" bile (Çınar'a gerçekten kızabilmesi Emo için söz konusu değil de ondan), şöyle bir durup "eheheheh" şeklinde gülerek dönüp poposunu gidebiliyor. Biz yapsak, kıyameti koparır halbuki!

Yani, hem arkadaşı, kankası; hem de sevgisinden o kadar emin ki. Dayısının ona karşı olan büyük aşkını o kadar iyi anlamış durumda ki...

Çınar'la birlikte, biz de Emo'yu biraz daha iyi anladık, tanıdık aslında.

Mesela, Çınar'a hamile olduğumu müjdelediğim akşam gözleri dolunca (hatta sevinçten ağlayınca, yazsam mı acaba?), gerçekten ne kadar duygusal olduğunu keşfettik.

Çınar'a, mercimek tanesi halinden itibaren Merco, ÇınÇın, Çınoks, Çınoryon gibi lakaplar da bulunca ne kadar yaratıcı olduğunu keşfettik (Çınar da az değil, dayısından feyz alarak bana "anneyon" demişliği var).

Çalışmadığım ve Çınar'a baktığım dönemde, ben bunalmayayım diye bana yardıma geldiğinde, aslında isterse gayet de güzel sorumluluk alabileceğini keşfettik.

Çınar yürürken düştüğünde canı acımasın diye evin her yerini pamukla kaplatma fikrini duyduğumuzda, ya da annem dershaneden kendisini aradığında telefonu açamadığı için "n'oldu, Çınar'a mı bir şey oldu, Çın'a bir şey olduysa ara!!!" diye panik mesajları attığında ne kadar evhamlı olduğunu keşfettik. (Öyle ki, annem asla kendisinin çocuğuna bakmayacakmış, ben müstakbel hala olarak talibim yalnız!) 

"Abla, o TÜBİTAK'ın Ay'da kitabındaki yalan yanlış bilgileri çocuğa öğretme; bak, Ay'da su da bulunmuş, civa da" diye bana telefon ettiğinde, yaşamındaki kişilerle karşı aslında ne kadar ilgili olduğunu keşfettik.

Ders çalışırken, sabaha karşı yattığında "sabah Çınar uyanınca yanıma gelsin, öpeyim onu yuvaya gitmeden, sonra uyumaya devam edeceğim" dediğinde, ya da askerdeyken, arkadaşı yeğeniyle konuşurken ağladığında, aslında Emo'nun ne kadar kocaman bir yüreği olduğunu keşfettik.

Ve bizim 27 yılda yavaş yavaş anladığımız herşeyi, Çınoryon'umuz 3 yıllık yaşamında o kadar çabuk ve güzel analiz etti ki, dayısı onun için çok özel, çok kıymetli!

Söylememe gerek yok; ama, bizim için de öyle!

İyi ki doğdun Dayıcık, nice mutlu yılları hep coşkuyla kutlaman dileğiyle!


Resmin ve başlığın hikayesi: Doğumgünlerinden artık haberdar olan Çınar, dayısının pastasını da sahiplenir, doğumgününü de. Şöyle ki "Emo da mum üfleyecek mi?" diye sorduğu gibi, pastanın mumlarını üflerken "iyi ki doğdun Çinaaay... ve Emoo" diye şarkı söyler :)) Şarkı için TIK.




3 yorum:

Esra (Keremimiz) dedi ki...

Ben çok duygulandım bu yazıda :(( Bizim de evimizde bekar dayımız var ilişkileride sizinkiler gibi bu yüzden heralde. Bu arada çın'la birlikte nice yıllara dayı emo..

Bi maruzatım olacaktı dedi ki...

Benim de bir "Canan Hala" olarak gözlerim doldu. Yeğen sevgisi çok başka bir şey hakikaten... Mutlu yıllar Emo Dayı :)

Neslihan Kermen dedi ki...

Ne kadar şanslısın Çınaaar. Bulmuşken bütün nazını niyazını yap bence. Bu fırsat kaçmaz. Benden söylemesi :-)