4 Mart 2012 Pazar

Bebeklikten Kalan Son Şeye Veda...

Son 1,5 yılda bebeklikten gelen ve "nasıl vazgeçecek bundan acaba?" diye merak ettiğim pek çok şeye veda etti minik adam...

Önce 2 yaşında ayakta sallanmayı bıraktı ve 2,5 yaşına doğru kendisi uyumaya başladı. Sonra 2,5 iken "bezleri çöpe attık". 3 yaşını doldurduğunda mama sandalyesine oturmayacağını ve büyükler gibi masada yemek yiyeceğini bildirdi. Yine 3 yaşını biraz geçmişken, biraz da bizim şuursuzluğumuz sonucu izlediği bir çizgi filmden korkunca, yemek yerken DVD izlemeye de veda ettik.

Bir tek şey kalmıştı ama... emzik! Yalnızca öğlen ve gece uyurken emdiği, sabah uyanınca "aaa, pis olmuş buu!" diye lavaboya fırlattığı ama her uykuya yatarken "emiceeem" diye yeniden istediği sevgili emziği. Bana kalsa, yalnızca uyurken emiyor diye, daha çoook uzun süre ayırmazdım ikisini birbirinden. Laf aramızda, gece o cork cork cork emerek uykuya dalma hali hoşuma bile gidiyordu. Ama yine, ben vesile oldum bırakmasına; tabii ki bilinçsizce!

İki haftada bir Cuma günleri, yıkanması için yuvadan nevresimlerini gönderiyorlar çocukların. Bizimkinin emziği de oluyor içinde. İki hafta önce gönderdiklerinde, emziği sabunla yıkadım, kaynattım, unutmayayım diye vestiyere koydum...

Salı akşamı eve girdiğimde gözüm vestiyerde duran emziğe takıldı. Okula göndermemişim!!!! Başka emziği de yok... hemen Mrs. Hilal'i aradım. "Aaa evet, unuttum sana söylemeyi, pazartesi uyurken zorlandı; ama, bugün emziksiz gayet güzel uyudu, bence yavaştan, ona anlatarak durumu, telkinle ve hikayelerle gece de bırakmayı deneyebilirsiniz" dedi. Hemen o gece icraata geçtik! Ama "şimdi sen büyüdün ya artık, bebek kuşlar hala bebek, onlara emziği tamamen verelim mi, hiç ağlamasınlar" şeklinde uydurmaya ve ballandırarak anlatmaya çalıştığım hikayelerden "ben de bebek olmak istiyoruuuummm" sonucunu aldık. 

Akıllı (!) ben hemen B planını devreye soktum: Tatlım, belki bütün emziklerimizi toplayıp oyuncakçıya götürürsek sana o emzikler karşılığında istediğin bir oyuncağı verebilirler, dedim. Yanıt: Kutulu aslan setini de alabilir miyim? olunca, yaşasın, dedik, bu iş tamamdır!

Hemen ertesi sabah emzikleri bir poşete koyduk, akşam da oyuncakçıya, Kutulu Aslan setini almaya gittik...

Oyuncakçıya gitmeye hazır emzikler...

Emzikler abiye, Kutulu Aslan seti Çınar'a...

Peki o Çarşamba akşamı ne oldu? Fiyasko!! O gün öğlen uyumadığı için ilk yattığında hafif arızayla uyudu... ama uyanınca, çok şiddetli tepki gösterdi. Şımarıklık değil, içli içli ağladı, aslanlı seti görmek bile istemedi. Ben de, henüz onu yeterince hazırlamadığımı düşünüp verdim emziğini. Mışıl mışıl uyudu... arada azar azar konuşarak, telkinle bıraktırmaya karar verdim...

Gece emzik istiyor olmasına rağmen, ne okuldaki uykularında ne de cumartesi gündüz anneannesinde emzik istemedi. Pazar gecesi bir eğitim için Kızılcahamam'da kalmam gerekiyordu. Çınar ve babası da babaannede kaldılar. Gece yatarken minik adam emzik sorunca, babaannesi akıllıca bir manevrayla "baba unutmuş emziği evde" demiş. Bizimki üstelemediği gibi, 5 dakika içinde de uykuya dalmış (tarihi not edelim: 26 Şubat 2012)

Baba-oğul Kızılcahamam'a geldiklerinde de -haliyle- emzik evde unutulmuş (!) olduğundan, emziksiz uyumaya devam etti minik adam... dün akşam de evde ilk defa emziksiz uyudu. Bir kez babasına sordu galiba, babası oralı olmadı, bana sormadı bile. 

Hoş, perşembe akşamı anneannede kaldığımızda "minicik bir emzik emiyim anne, şu kadaaacık" diyerek parmaklarını bit bit yaptığında hem içim gitti, hem de aslında öylesine de sorduğunu anladığımdan, içimden yalnızca "büyüyorsun bebeğim, ama bu aşamalarda bize hiç zorluk çıkarmıyorsun, ne olgun bir çocuksun ve ne şanslı bir anneyim" dedim...

13 yorum:

Itır dedi ki...

geçmiş olsun!
arda hiç emzik almadı, biberonu da 7 aylıkken kendisi bıraktı, o yüzden bıraktırma derdim olmadı. çok severim aslında ben emzikli bebek, aylin alır mı acaba derken eski bakıcımız sayesinde alıştı. ama alacağı da vardı sanırım. sadece uykuya geçerken ve arabada veriyoruz, her dakka ağızda tutmaya alışmasın diye ama bayılıyorum o görüntüye..

bveç dedi ki...

Di mi yaa, cork cork cork görüntü çok şeker :) Ama yeterdi artık, 3,5 yıl, höh yani :))

kezbant dedi ki...

Kıyamam ben bu minik kuzuya :)) Öp annesi yerime :)

Sevgi dedi ki...

diloşta emziği sadece uyurken alıyor.. dalınca da atıveriyor..umarım ona küçük adam gibi kolay bırakır..

Tarkanın Annesi dedi ki...

ooo yerim o minicik emzik emiyim deyişini. Vallaha siz işi hemen hemen bitirmişsiniz bide biz atabilsek şu emziği bizimki beni görünce emzik aklına geliyor çünkü emzik emerken kucağıma oturup ellerini boynumda boğazımda gezdirmeyi ara arada başını göğsüme yaslayıp beni boynumdan koklamayı çok seviyor tıpkı benim annemi kokladığım gibi hani bu durumda benim hoşuma gitmiyor dersem yalan olur. Napalım zorlamıyorum bende elbet diğer şeylerini bıraktığı gibi bunuda bigün bırakacak.

bveç dedi ki...

Öperim Kezban'cım :)

Sevgi ve Tarkan'ın Annesi, evet, herşeyin bir zamanı var; çocuğa azıcık zaman verince kolayca çözülüyor. Ama erken, ama geç :)

Benden Bizden dedi ki...

Gözümüzün önünde büyüyor Çınar Bey, gözlerim doluyor böyle okudukça bazen.

bveç dedi ki...

Aynı şey Bambino için de geçerli :) Bir de tanışabilseydik kanlı canlı, ne güzel olacaktı :)

Serpil dedi ki...

Aferin kuzuya. Hızla buyuyor bunlar yaaa!:)

ZEYNEP dedi ki...

ben de isterdim emzik emsin, 5 aylıkken tukurdu bir daha da almadı sıpa.. allahtan uykusever bir cocuk kendisi..Emzikli bebeklerin en cok emzikli iken gulmelerine bayılıyorum ben :) Gecmis olsun hem size hem Çınar' a.. Buyumeleri hem guzel hem de ic burkuyor degil mi? :) Sevgiler..

bveç dedi ki...

Çok hızlı büyüyorlar Serpil :)

Zeynep, bukuluyorum doğrusu... hatta, bir kaç gecedir, düzgün bir veda bile edemedi emziğine diye üzülüyorum :) Deli miyim neyim?

zupice dedi ki...

Emzik bırakma hikayelerimizin "Unuttum!" kısmı çok ama çok benziyor birbirine... :)Kızım Ceren de 3 yaşına kadar tam bir emzik aşığı idi, ağzında bir tane -bazen 2 tane-, ellerinde yedek emzikleri, bu şekilde dolaşırdı. Sonra yazlıkta bir gün uyku saatinde emziğini sorunca spontane bir şekilde "Unuttum!" deyiverdim, bir kez daha sordu. Belki ertesi gün de bir kez daha...Bir daha da sormadı. :)
Son cümlenizdeki duayı ben de dilimden düşürmüyordum o aralar... :)
Belki de bizim sandığımızdan çok daha olgunlar??? ;)
Ece

bveç dedi ki...

Zupice, benziyormuş, evet :))

Kesinlikle yeteri kadar değerlendiremiyoruz büyüme hızlarını ve olgunluklarını. Neyse ki, ara ara aklımızı başımıza getiriyorlar :))

Sevgiler!